KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/6781 E., 2023/4535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/239 E., 2022/555 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/423 E., 2018/682 K.
Karar Metni
1.257 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene (zilyetlik) dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; Erzincan ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 136 ada 10 parsel ... 60.970,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, tespit itiraz edilmeksizin 24.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın yaklaşık 4.000,00 metrekarelik kısmında müvekkillerine ait ev ve kahvesinin bulunduğunu, taşınmazın kadimden beri müvekkilleri ve ailesinin kullanımında olduğunu açıklayarak çekişmeli taşınmazın dilekçeye ekli krokide taralı 4.000,00 metrekaresinin tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kadastro çalışmaları sırasında kullanılan ölçüm aletlerini ileri teknolojiye sahip hassas ölçüm yapabilen aletler olduğundan yapılan kadastro tespitlerin doğru olduğunu, davacının dava açmasında hukuki yararın bulunmadığını, ayrıca davanın açılmasında müvekkili kurumun kusurunun da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "tapuda tescilsiz iken uygulama tesis kadastrosu sırasında 136 ada 10 parsel numarası ile 60.970,11 m2 yüzölçümünde ve ham toprak vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapu tescilinin yapıldığı, ancak tescil sırasında, davacıların murislerine ait kadastro bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1125,74 m2 lik ve (B) harfi ile gösterilen 1544,03 m2 olmak üzere toplam 2669,77 m2 lik alanın da davalıya ait 136 ada 10 parsel ... taşınmaz sınırları içerisine dahil edildiği,
2669,77 m2 lik alanın 136 ada 10 parsel ile bütünlük arz etse de 1544,03 m2 ile gösterilen kısımlarında farklı olduğu ve doğal sınır ve toprak ile örtülü eski yapı kalıntılarının bulunduğu ve diğer kısımlara nazaran daha az kumsal olması yönü ile geriye kalan kısmına nazaran davacıların kullanmış oldukları tarıma elverişli ve özel mülkiyet arazisi niteliğinde olduğu yine her iki taşınmaz arasında belirlenen sınırın zeminde sabit nitelikteki sınır olmadığı, tesis kadastrosu tutanaklarının değerlendirilmesinde de davalıya ait 136 ada 10 parsele dahil edilen 2669,77 m2 lik alanın davacılara ait olduğu" gerekçesiyle davaya konu Erzincan İli ...
İlçesi ... köyünde kaim 6.0970,11 m2 yüzölçümündeki 136 ada 10 parsel ... taşınmazın Harita kadastro bilirkişileri ... ve ... tarafından hazırlanan 05.10.2018 havale tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 1125,74 m2 lik ve (B) harfi ile gösterilen 1544,03 m2 olmak üzere toplam 2.669,77 m2 lik bölümünün ifrazına, ifraz edilen bölümün Erzincan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 30.06.2017 tarih, 2017/797 Esas- 2017/775 Karar ...
Paşo Şahin'e ait veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kadastro bilirkişisinin dava konusu alanı (A) ve (B) harfi ile gösterdiğini, (A) ve (B) harfi ile gösterilen alanların tamamında davanın kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak davanın kısmen red kısmının hukuki olmadığını, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen değil tam kabülüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde.
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının eksik inceleme ve araştırma ile tanzim edildiğini, hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, dava konusu Hazine adına kayıtlı taşınmazın yenileme kadastrosu öncesindeki yüzölçümüyle tespit ve tesciline karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda sadece ( B ) harfi ile gösterilen 1.544,03 metrekare alanın çekişmeli taşınmazdan farklı olduğunun, üzerinde toprak ile örtülü eski yapı kalıntılarının bulunduğu ve özel mülkiyete konu olabileceğinin belirtildiğini,
yerel mahkemenin hükmünün kısmen kabul olmasına rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Ziraat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın %30-40 eğimli ,büyük kısmı taşlı, çoğunlukla ekonomik tarıma müsait olmayan sulama imkanı olmayan arazi niteliğinde olduğu, üzerinde dava dilekçesinde beyan edilen kahve ve evin halihazırda bulunmadığı belirtildiği,
keşifte dinlenilen davacı tanığı ..., dava konusu yerin ... ve onun mirasçılarına ait olduğunu, ...’nın 1960 lı yıllarda Almanya ya gittiğini, taşınmazın ekilip biçildiğini görmediğini, bu yerde ...’in kahvesi olduğunu bildiğini belirttikleri, dinlenilen mahalli bilirkişler de benzer beyanlarda bulundukları ,dava konusu taşınmaz üzerinde halihazırda zilyetlik bulunmadığı, taşınmazın 1960 yılından beri kullanılmadığı,
bu haliyle terk koşullarının oluştuğu, kahve olarak işletilmesi şeklindek zilyetliğe değer verilemeyeceği gibi, bilirkişi raporuna ekli fotoğraflardan da taşınmazda imar ihya ve ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; terk hususunun gerçekleşmediğini, zira aynı köyde 131 ada 4 parsel, 131 ada 2 parsel,136 ada 15 parsel nolu taşınmazların da müvekkilleri adına tespit ve tescil edildiğini, müvekkillerin köyde bulunan hiç bir taşınmazı terk etmediklerini, dava konusu taşınmazın bitişiği olan 135 ada 15 parselin müvekkillerine ait olup dava konusu yer ile bütünlük arz ettiğini,
bu hususun bilirkişi raporunda ( B ) harfi ile gösterilen kısım için 136 ada 10 parselden farklılık gösterildiğinin belirtildiğini,müvekkilin babası Paşo Şahin Almanya'ya gitmiş olmasına rağmen tüm çocuklarının dava konusu köyde yaşadıklarını, 1986 yılında Almanya ülkesinde çıkarılan aile birleştirme yasası ile bu ülkeye gittiklerimi, yani bölge adliye mahkesinin belirtti gibi bir terk olmasının mümkünatının olmadığını, davacılar dahi 1986 yılına kadar dava konusu taşınmazı malik sıfatı ile kullandıklarını, 1986 yılından sonrada her yaz bu taşınmazı başkası tarafından işgali, kullanımını engelleyerek mülkiyet haklarını baki kıldıklarını,
hava fotoğrafı incelemesi yapılmadığını, ziraat bilirkişisinin ev ve kahvenin taşınmazda bulunmadığına ilişkin beyanının konunun uzmanı olmaması nedeniyle dikkate alınmaması gerektiğini, keşif ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, tutanak ve mahalli bilirkişilerinin bir biri ile tutarlı ve raporlar ile örtüşen beyanları doğrultusunda dava konusu A ve B harfi ile gösterilen alanların tamamının müvekkilleri adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli 136 ada 10 parsel ... taşınmazın bir kısmında zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar lehine oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 ... Türk Medeni Kanunu ( 4721 ... Kanun ) 713 üncü maddesinin 1 inci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) 12 inci maddesinin 3 üncü fıkrası.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6781, K. 2023/4535, 21 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama