KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/6791 E., 2024/5891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/141 E., 2022/6 K.
- Karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava; tapusuz taşınmazın tescili davasıdır.
Davacı, ... ilçesi ... beldesi ... Mahallesinde 40-45 yıldan beri zilyetliğinde bulunan, sınırlarını dilekçesinde belirttiği, yaklaşık 1126 m2 taşınmazın zamanaşımı zilyetlik yoluyla edinme koşullarının oluştuğunu belirterek adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2013/597 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararı ile; davaya konu yerin orman arazisinin yakınında bulunduğu, hava fotoğrafları ve memleket haritalarına göre taşınmazın üzerinde orman özelliği bulunan bitki örtüsünün bulunmadığı, zilyetlik şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Maliye Hazinesi ile ... Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.02.2018 tarihli ve 2017/9225 Esas, 2018/774 Karar sayılı ilamı ile.
"İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve inceleme yapıldığı belirtilerek, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile 1990'lı yıllara ait hava fotoğraflarının ilgili yerlerden getirtilmesi, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlar hakkında açılmış bir tescil davası olup olmadığının, varsa dava dosyalarının getirtilmesi; taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş uygulama imar planı bulunup bulunmadığının ve varsa taşınmazın uygulama imar planı içerisinde olup olmadığının araştırılması,
uygulamanın askı ilan tarihleri ile kesinleştiği tarihin Belediye Başkanlığından sorulup 1/1000 ölçekli planın getirtilerek ve çekişmeli taşınmazın bu plandaki konumunun gösterilmesi; dava konusu taşınmazın arazi kadastrosu sırasında neden tescil harici bırakıldığının sorularak önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi, ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi.
3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; taşınmazın orman vasfının olup olmadığının bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmak suretiyle araştırılması, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulduktan sonra, İlk Derece Mahkemesinin 05.01.2022 tarihli ve 2018/141 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararıyla "davacı lehine TMK 713 üncü maddesi gereğince, olağanüstü zamanaşımı nedeniyle kazandırıcı zilyetliğin şartlarının mevcut olduğu, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili, bilirkişi raporunda taşınmazda istikrarlı bir tarım faaliyetinin tespit edilmediği, imar ihyanın oluşmadığı, ayrıca taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasıyla; davalı ... İdaresi vekili, taşınmazın devlet ormanı olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmasının toprağın orman olma niteliğini değiştirmeyeceği iddiasıyla kararı temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre,
İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ile davalı ... idaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6791, K. 2024/5891, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama