İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6797 K.2024/6457

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/6797Karar2024/6457Tarih7 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.484 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/6797 E., 2024/6457 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Kasım 2024
Mahkemesi
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/377 E., 2022/714 K.
Karar
Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nin 353/1-b.(1) maddesi gereğince Esastan Reddine,
İlk derece mahkemesi
Araklı Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2015/396 E., 2021/152 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.484 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sırasında, Trabzon ili ... ilçesi .../... Mahallesi çalışma alanında bulunan 123 ada 8 parsel sayılı 48.417,90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden hali arazi vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiş, 27.11.2006 - 28.12.2006 tarihleri arasında askı ilanları yapılmış, askı ilan süresi içerisinde açılan davada Araklı Kadastro Mahkemesinin 26.06.2008 tarihli ve 2006/54 Esas, 2008/25 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek 13.04.2009 tarihinde kesinleşmiştir.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... ilçesi ... ...

Mahallesinde ... mevkiinde kain ve tapunun 123 ada 8 parsel numarasında kayıtlı taşınmazın 123 ada 10 ve 12 parsel sayılı taşınmazlarla bütün olduğunu, 20 yılı aşkın süredir müvekkilinin tasarruf ve zilyetliğinde olduğunu, müvekkilinin bu yerlerin bir kısmını ...’den bir kısmını da ...'den aldığını, ...'den alınan kısmın 1977 yılından beri, ...’den alınan kısmın ise 1988 yılından beri müvekkili davacının tasarruf ve zilyetliğinde olduğunu,

müvekkili davacının küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği ile uğraştığından bahar ve yaz aylarında bu yerin otunu hayvanlarına otlatıp kışında biçilen otunu ve taşınmazdaki pelit ağaçlarının yapraklarını koyun, keçi ve büyükbaş hayvanlarına yedirmek suretiyle dava konusu yere yıllardır malik sıfatıyla zilyet olduğunu ve tasarruf ettiğini, dava konusu yerin 123 ada 10 ve 12 parselin doğal parçası olduğunu, aynı mevkide ... adına kaydedilen yerde coğrafî özellik olarak dava konusu 123 ada 8 parsel ile aynı özellikte olduğunu, dava konusu yerin zuhulen Maliye Hazinesi adına yazıldığını,

dava konusu 123 ada 8 parsel de kayıtlı taşınmazın hatalı tespit sonucu tesis edilen tapu kaydının iptali ve müvekkili adına tespit ve tescilini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; ilgili taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kanunlar uyarınca Devlete kalan gayrimenkullerden olup olmadığının araştırılması, davacının açmış olduğu başka tescil davaları sonucu tapuya kaydedilmiş tapulu taşınmazı bulunup bulunmadığının sorulması, vergi kaydı olup olmadığının araştırılması, ilk itirazların nazara alınması gerektiğini açıklayarak davacı ve diğer muhtemel itirazcıların iddialarını ispat edemedikleri takdirde tescil talebinin reddi ile Hazine adına tescile karar verilmesini istemiştir.

2. Dahili Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında davaya konu parseller yönünden komisyona itiraz edilmediği gibi süresinde Kadastro Mahkemesinde dava açılmadığını, Kadastro Kanunu’nda belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, davaya konu parsellerin eğimi, toprak karakteri, toprak altı florası, bitki örtüsü nazara alındığında orman niteliğinde olduğunu ve orman bütünlüğü içinde olduğunu açıklayarak davanın reddi ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan ek raporda “1949 tarihli hava fotoğraflarında 123 ada 8 nolu parsel içerisinde ölçümü yapılan krokide (A) harfi ile gösterilen alanın büyük bir kısmının (B) harfi ile gösterilen ormanlık alanın devamı şeklide orman ağaçları ile kaplı olduğu, kuzey batı kısmındaki az bir kısmın ise münferit haldeki gruplar ve öbekler halindeki orman ağaçlarından oluşan bir yapı gösterdiği, 1960 tarihli hava fotoğrafında münferit haldeki gruplar ve öbekler halindeki orman ağaçlarından oluşan kısım harita operatörü tarafından beyaza boyandığı,

geçen süre içerisinde bu ağaçların tohumlarının alanda çimlenmesi ve sürgünlerinin büyümesi sonucu ağaç yoğunluğu arttığı için 1984 yılındaki yorumlamada yeşile boyandığı, her durumda 123 ada 8 parselin kuzey ve kuzeydoğu yönünden 122 ada 7 nolu orman parseli ile bitişik 9 hektarı aşan bir büyüklükte orman bütünlüğü gösteren alanlardan olduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu” şeklinde rapor tazim edildiği, raporun hükme esas alınabilecek şekilde düzenlendiği, alınan raporun denetime, hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatiyle hükme esas alındığı ve davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu yerin müvekkili davacı adına tespit edilmiş olan 123 ada 10 ve 12 parselin doğal parçası olduğunu ve 123 ada 10 ve 12 parsel ile dava konusu 8 parselin kullanım şekli ile aynı olduğunu, aynı mevkide ..., ..., ..., ..., ..., ... adına kaydedilen yerlerin de coğrafi özellik olarak dava konusu 123 ada 8 parsel ile aynı özelliklerde olduğunu, dava konusu yerin kuzey kuzeydoğu istikametinde yaklaşık 5-6 km. uzaklıktaki 112 ada 7 nolu orman parseli ile müvekkili davacının özel taşınmazını birleştirip bu yeri orman saymanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

bu kadar özel mülkün arasında orman olmasının mümkün olmadığını, yerel mahkemenin bu yeri ormandan açılan yer gibi değerlendirdiğini, dava konusu yerin ormandan açılan yer veya işgal edilen yer olmadığını, komşu parseller ile ilgili olarak da Orman İdaresinin veya Hazinenin açtığı bir davanın bulunmadığını, hukuka aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planı ile zeminde yapılan inceleme sonucu düzenlenen teknik bilirkişi raporuna, kesinleşen kadastro mahkemesi dosyasına ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin keşif tutanağında tespit edilen bilgi ve vakalara aykırı olarak hatalı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişinin dava konusu yerin orman sayılan alanlardan olduğu tespitinin hatalı ve hukuka aykırı bir tespit olduğunu, 22.04.2019 tarihli bilirkişi raporunun kendi içinde dahi çelişkili olduğunu, (A) harfi ile gösterilen alanın ormanla hiçbir ilgisinin olmadığını, (B) harfi ile gösterilen alanın ise 122 ada 7 nolu orman parseli ile aralarında en az 5-6 km mesafe olduğunu,

dava konusu yerin 123 ada 10 ve 12 parsel sayılı taşınmazlarla bütün olduğunu ve 20 yılı aşkın süredir müvekkilinin tasarruf ve zilyetliğinde olduğunu, dava konusu parsellerin etrafının özel gerçek kişiler adına tespit edilmiş özel mülk olduğunu ve dava konusu parselin fiziksel özelliklerinin etraf parsel ile aynı olduğunu, bilirkişinin orman hududunu hatalı tespit ettiğini, komşu parsellerin fiziki ve coğrafi özelliklerinin bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini, müvekkilinin bahar ve yaz aylarında bu yerin otunu biçtiğini ve taşınmazdaki pelit (meşe) ağaçlarının yapraklarını koyun,

keçi ve büyükbaş hayvanlarına kışın yedirmek suretiyle dava konusu yere yıllardır malik sıfatıyla zilyet olduğunu ve tasarruf ettiğini, taşınmazın uygun yerlerine de evin ihtiyaçlarını karşılamak için ihtiyaç durumuna göre kabak, patates, fasulye, lahana, mısır, taze soğan gibi yöresel ürünler ektiğini, ancak yerin ağırlıklı kullanımının hayvan otu temin etmek üzerine olduğunu, mahalli bilirkişilerin de keşiflerdeki ifadelerinde bu hususu ifade ettiklerini, bilirkişilerden dava konusu komşu parsellerin doğal özelliklerini mukayese etmesini istemelerine rağmen bilirkişilerin bu konuda bir değerlendirme yapmadığını,

dava konusu parselin doğal özellikleri ile şahıslar üzerine tespit ve tescil edilmiş olan komşu parsellerin doğal özelliklerinin aynı olduğunu, ormanın dava konusu yerin 5-6 km kuzey tarafında olduğunu, müvekkili davacıya ait arazide de yer yer kayalık alanlar olmasının yerin özel mülk olmasına engel olmayacağını, yerel mahkemenin eksik inceleme ve soruşturma ile karar verdiğini, bilirkişinin tanımladığı manada tarımsal faaliyetin sadece sebze ve meyve yetiştirmek olarak kabul edilerek hata edildiğini, orman mühendisinin memleket haritasını okumasından da bu yerin orman alanı olduğunun anlaşılmadığını,

etrafı tamamen özel mülk olan bu yerin daha kuzeydeki ormanla bitiştirilmeye çalışılmasının mülkiyet hakkına ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, dava konusu yerin ormandan açılan yer veya işgal edilen yer olmadığını açıklayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri. 3402 sayılı Kadastro Kanunu. 6831 sayılı Orman Kanunu.

3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6797, K. 2024/6457, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6797
Karar No
2024/6457
Tarih
7 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/6802 K.2024/6128
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/6804 K.2024/24805
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/6807 K.2024/16153
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/6811 K.2024/6127
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/6812 K.2024/14955
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/6815 K.2024/17353

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.