KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7161 E., 2024/4203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/615 E., 2022/1750 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/6 E., 2020/319 K.
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan sınır düzeltme çalışmasına itiraz ile davacılara ait taşınmazın orman sınırı dışında olduğunun tespiti istemli davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece (İstanbul Anadolu 2. Kadastro) Mahkemesince davaların kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalılar vekilleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... ve arkadaşları vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 06.03.2014 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilleri olan davacılara ait Ümraniye ilçesi 1. Bölge ... Köyü Küçükdere mevkii 406 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı dışında bulunduğunun tespiti ile orman sınır ve haritalarının düzeltilmesini; Kadastro Mahkemesine sunduğu 20.02.2017 tarihli asıl dava dilekçesinde ise, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan ve 27.01.2017 - 27.02.2017 tarihlerinde ilan edilen orman sınır düzeltme çalışması ile oluşturulan orman sınırlarının ve haritalarının düzeltilmesini talep etmiş ve Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada mahkemece, görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. tir.
Davalılar vekili cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda; "dava konusu orman parseli ve kişi parselleri arasında mükerrerlik bulunduğu, sözkonusu mükerrerlik giderilmeden düzeltme çalışması yapılamayacağı, Ömerli köyü 88 ada 16 nolu orman parseli ile dava konusu Hüseyinli köyü 406 nolu taşınmazın hangisinin tapu kaydına itibar edileceği hususundaki uyuşmazlığın çözümünden sonra orman sınırlarının belirlenmesine yönelik sınır düzeltme çalışmasının yapılabileceği" gerekçesiyle, davacıların davasının kabulüne,
dava konusu Çekmeköy İlçesi Hüseyinli mahallesi 406 nolu parsele ilişkin 6292 sayılı yasanın 11/10 maddesi gereğince yapılan çalışmasının iptaline karar verilmiş; hükme karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; davacılar tarafından açılan asıl dava, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman sınır düzeltme çalışması ile oluşturulan orman sınırlarının ve haritalarının düzeltilmesi; birleşen dava ise, davacılara ait 406 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı dışında olduğunun tespiti ile orman sınır ve haritalarının düzeltilmesi isteklerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile 6292 sayılı Kanun'un 11/10 uncu maddesi gereğince yapılan sınır düzeltme çalışmasının iptaline karar verilmiş ise de, asıl ve birleşen dava dilekçelerindeki sınır ve haritalarının düzeltilmesi talebi ile birleşen dava dilekçesindeki davacılara ait 406 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı dışında bulunduğunun tespiti talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Hal böyle olunca.
İlk Derece Mahkemesince, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 297/2. maddesinin " Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. " hükmü uyarınca, mahkeme hakiminin, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, kararında taleplerin her biri hakkında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurma yükümlülüğünün bulunduğu göz ardı edilerek,
davacıların asıl ve birleşen dava dilekçelerindeki sınır ve haritalarının düzeltilmesi talebi ile birleşen dava dilekçesindeki davacılara ait 406 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı dışında bulunduğunun tespiti talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7161, K. 2024/4203, 24 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama