KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7303 E., 2022/10145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Dava türü
- Kadastro Tespitine İtiraz
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Kadastro sırasında, ... İli ...İlçesi ...Köyü çalışma alanında bulunan 71 parsel sayılı 259.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına payları oranında tespit edilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydının taşınmaza uymadığını, taşınmazın ... Gölünün etkisinde olup özel mülkiyete konu olamayacağını ve zilyetlikle edinme koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek, dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın 03.06.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 93.554,00 metrekarelik bölümünün kadastro tespitinin iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına; taşınmazın aynı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 163.196,00 metrekarelik bölümünün ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Hükmü temyiz eden davalı ...’a, gerekçeli kararın tebliğ edildiği 06.09.2011 tarihi ile temyiz tarihi olan 09.02.2021 tarihi arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz süresinin geçtiği anlaşılmıştır.
2.Davacı ... vekilinin çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harf ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmadığını, taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün, taşınmazın tespitine esas alınan Ağustos 1328 tarih, 14 ve 15 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığını, çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün ise aynı tapu kayıtları kapsamında kaldığını, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin bulunmadığını, çorak vaziyette ve tarıma elverişli yerlerden olmadığını,
devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davacı ... vekilinin temyize konu etmiş olduğu ve taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin mahkemenin değerlendirmesi ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan Ağustos 1328 tarih, 14 ve 15 sıra numaralı tapu kayıtlarının hudutları “karagöçer yolu”, “babuşoğlu yurdu”, “odun yolu (yurdu)” ve “tuzla yalısı” okumakta olup, tapu kayıtlarının kuzey hududunda okunan “karagöçer yolu” dışında, diğer hudutlar yerel bilirkişilerce bilinemediği gibi, çekişmeli taşınmazın doğusunda bulunan komşu 70 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan Kasım 1949 tarih ve 18 sıra numaralı tapu kaydı ve geldi kayıtlarının batı hududu olan dava konusu taşınmaz yönünü de “çorak” okumaktadır.
Dolayısıyla çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan tapu kayıtlarının taşınmaza uymadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan Mahkemece mahallinde 2011 tarihinde yapılan keşifte beyanlarına başvurulan yerel bilirkişiler; çekişmeli taşınmaz üzerinde öncesinde hayvanların otladığını, bor olduğunu, taşınmazda herhangi bir ekimin ve tarımsal faaliyetin yapılmadığını, yaklaşık 15-20 yıl önce traktörle tarımsal faaliyete başlandığını belirtmişlerdir.
Şu halde, çekişmeli taşınmazın tespit tarihi olan 1996 tarihi itibariyle de, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde de tespit malikleri/davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan tapu kayıtlarının taşınmazı kapsamadığı gibi, dava konusu taşınmazın hükme esas alınan ve teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde de tespit malikleri/davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığı dikkate alınarak, çekişmeli taşınmazın tamamı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7303, K. 2022/10145, 13 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama