KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7349 E., 2024/5614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1918 E., 2022/693 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ergani 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/46 E., 2021/176 K.
Karar Metni
1.130 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucu, Diyarbakır ili ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 153 ada 3 ve 154 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 3.691,05 ve 8.425,04 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, susuz tarla vasfıyla davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde. Diyarbakır ili ... ilçesi ...
Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davaya konu 153 ada 3 parsel ve 154 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tescil edildiğini, yapılan kadastro tespitinin haksız, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını, davaya konu taşınmaz üzerinde kadastro tespiti öncesi zamanda kimsenin zilyetliğinin bulunmadığını, Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesindeki şartların gerçekleşmediğini,
öncelikle dava konusu taşınmazda orman incelemesi yapılması ve akabinde taşınmazın orman olduğunun tespiti halinde tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini aksi durumda taşınmazın vasfının mahkemece tespit edilerek o vasıfla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava değerinin gösterilmediğini, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, dava konusu yerin müvekkilleri ve onların miras bırakanları tarafından 70 yılı aşkın bir süredir ekip biçme suretiyle kullanıldığını, kullanımın aralıksız devam ettiğini, bazı yıllar dava konusu parsellerin nadasa bırakıldığını ve dinlenmesi açısından sürülmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " davacı vekilinin dava dilekçesinde terditli taleplerde bulunduğu ve bu taleplerden ilkinin taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasının olduğu, bu nedenle öncelikle orman iddiasının araştırıldığı ve keşifte refakate alınan orman yüksek mühendisinin memleket haritası, amenajman planı, hava fotoğrafları eşliğinde yaptığı inceleme sonrasında taşınmazın orman vasfında olmadığını belirlediği, yapılan incelemede taşınmazın davalı yararına mülkiyet kazanma koşullarının gerçekleşmediği,
mahalli bilirkişi beyanlarına göre davalıların ya da murislerinin taşınmazda 30 yıldan uzun süredir zilyetliklerinin bulunmadığı, hava fotoğrafları ve ziraat mühendisi bilirkişi raporları ile bu beyanların desteklendiği, mülkiyeti kazanma koşulları olan kadastro tarihinden geriye doğru 20 yıllık süre içerisinde kesintisiz, nizasız, ekonomik amaca uygun zilyetlik koşullarının dava konusu parsel yönünden gerçekleşmediği, davalı tarafın delil olarak dayandığı ...
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1959/40 Esas 1961/112 Karar sayılı dosyasının celbi talep edilmesine rağmen dosyanın imha edildiğinin bildirildiği, davalı tarafın vergi tahrir kayıtlarının celbi için belediye başkanlığı ve tapu müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında taşınmazların ada parsel numarası belirtilen tarihlerde mevcut olmadığından tahrir kayıtlarının gönderilemediğinin belirtildiği,
vergi tahrir kayıtlarının ilgili davada delil ve mülkiyeti kazanma konusunda fayda sağlayabilmesi için zilyetlik ile birleşme şartının olduğu ancak dava konusu taşınmazda gerek mahalli bilirkişi beyanları ve gerekse hava fotoğrafları kapsamında davalıların zilyetliğinin otuz yıldan fazla süredir kesintiye uğradığının görüldüğü, bu nedenle vergi tahrir kaydının dosyaya sunulmasının da karara etki etmeyeceği " gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Diyarbakır ili ... ilçesi ...
Mahallesi ... mevki 153 ada 3 ve 154 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile, Hazine adına ham toprak vasfı ile tüm sınırlandırmalar ve hacizlerden ari şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada eksik inceleme ile karar verildiğini, cevap dilekçesinde belirtilen dava dosyası, vergi kayıtları ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtilen ÇKS kayıtlarının dosya içine alınmadığını, bu hususta mahalli bilirkişi beyanlarının değerlendirilmediğini, dava konusu yerde, müvekkili ve miras bırakanlarının 40 yılı aşkın bir kesintisiz zilyetliğinin olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölge 1994-2004 yılları arasında terör bölgesi olarak kabul edildiğini, bu nedenle bazı yıllar toprağın sürülmesinin imkansız hale geldiğini,
hatta bazı maliklerin köylerini bırakıp şehirlere göç etmek zorunda kaldığını, bu hususların mahkemece araştırılmadığını, mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıkların dava konusu taşınmazın müvekkillere ait olduğunu açık, şüpheye mahal bırakmayacak bir şekilde net olarak ifade ettiklerini, dosyaya sunulan uydu fotoğraflarında herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı tespit edilmişse de bunun gerçeği yansıtmadığını, sunulan bilirkişi raporlarının kendi içinde çelişkili olduğunu, uyuşmazlığın esasına etki edecek olan delillerinin toplanmadığını,
teminatsız ve gerekçesiz ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " hava fotoğraflarına dayalı harita, Orman ve Ziraat bilirkişisi incelemesinden dava konusu taşınmazların 1967, 1984, 2002 ve 2011 yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyete konu olmadığı, imar ve ihyasının gerçekleşmediği, keşifte elde edilen beyanların bilirkişi raporlarında varılan sonuçlarla uyumlu olduğu, davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların gerçekleşmediği, keşfin usulüne uygun olarak yapıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu,
mahkemenin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı " gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, delillerinin dosya içine alınmadığını, teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu yerde, müvekkili ve miras bırakanlarının 70 yılı aşkın zilyetliğinin bulunduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgenin 1994-2004 yılları arasında terör bölgesi olarak kabul edildiğini, bu nedenle bazı yıllar toprağın sürülmesinin imkansız hale geldiğini, hatta bazı maliklerin köylerini bırakıp şehirlere göç etmek zorunda kalıklarını, bu hususların mahkemece araştırılmadığını açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi taşınmaz üzerinde zilyetlik şartlarının gerçekleşmediği iddiasından kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu. 3402 sayılı Kadastro Kanunu. 6831 Sayılı Orman Kanunu
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7349, K. 2024/5614, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama