KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7758 E., 2024/4987 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar
- İsinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl ve birleşen dosya dava dilekçesinde; davacılar ... ve...'ın ... ... Vakfı ile ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiş, ıslah dilekçesi ile davacıların sadece vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'ın diğer davacı ...'ın kızı olduğu, ...'nun ...'ın dayısı olduğu, nüfus kayıtlarına göre ...'ın annesinin ... ... olduğu, ...'ın babasının ..., annesinin kardeşinin ise ... olduğu, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.05.1996 tarihli ve 1995/86 Esas, 1996/211 Karar sayılı kararı ile...'nun ... Vakfı'nın vakıf evladı olduğunun tespit edildiği, ... cevap yazılarında davacıların üst soyu ...'nun mütevelli vakıf evlatları listesinde olduğunun bildirildiği göz önüne alınarak davacıların ... ... Vakfı ve ... Vakfı'nın vakıf evlatları oldukları sonucuna ulaşıldığından asıl ve birleşen davanın kabulü ile davacıların her iki vakfın vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacıların üst soyunun davalı vakıf evladı olduklarının kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olmasına, davaya konu vakfın vakfiyelerinin ayrı ayrı incelenerek konusunda uzman bilirkişi tarafından dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen raporun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde ve hukukun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiği, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca üst soylar veya akrabalar hakkında verilen kararların, vakıf evlatlığı iddiasında bulunanlar açısından tek başına yeterli delil sayılamayacağı, arz edilen ve resen gözetilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Asıl ve birleşen dosyada dava, vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7758, K. 2024/4987, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama