KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7952 E., 2022/10279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sonucunda, ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 767 ada 5, 18 ve 44 parsel sayılı sırasıyla 33.387 m2, 30.565,56 m2 ve 6.400 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla ve zeytin bahçesi vasfıyla davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden oldukları gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde yapılan orman kadastro çalışması ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/430 Esas, 2012/254 Karar sayılı ilamı ile iptal edilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Orman kadastro çalışmasının bulunmadığı yerlerde, bir taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, en eski tarihli hava fotoğrafının ve memleket haritasının incelenmesi suretiyle anlaşılacaktır.
Somut olayda; Mahkemece, dava konusu taşınmazların 1955 tarihli hava fotoğrafına göre maki bitki örtüsü ile kaplı sahada kaldıkları belirtilmiş ise de, kadastro paftası ile hava fotoğrafı çakıştırılarak bilirkişi raporuna eklenmediğinden bu husus denetlenememektedir. Ayrıca, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına göre, dava konusu 767 ada 5 parselin 1992 yılında, 767 ada 18 parselin 1993 yılında ve 767 ada 44 parselin ise 1998 yılında hükmen davalı kişiler adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmasına rağmen, taşınmazların hükmen tesciline ilişkin dava dosyaları getirtilerek incelenmemiş ve böylelikle, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmazların tesciline ilişkin dava dosyaları bulundukları yerden getirtilmeli, ayrıca yöreye ait “en eski” tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan,
aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri/ile orman bilirkişisi/bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal - renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli;
taşınmazların gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların nitelikleri, üzerilerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı,
bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve böylelikle çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7952, K. 2022/10279, 14 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama