KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/8143 E., 2023/5312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/151 E., 2021/755 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/237 E., 2019/306 K.
Karar Metni
1.979 kelime·10 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının, ... ili Manavgat ilçesi ... Mahallesinde bulunan, doğusu yol ve ötesi 82 parsel, batısı kısmen tapulama harici kısmen 89 parsel, güneyi kısmen 88, 85, 87, 86 parseller, kuzeyi kısmen 80 kısmen 81 parsellerle çevrili tahminen 12.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazı, kendisine ait taşınmazla bütün halinde kullandığını, 45 yıl önce taşınmazı imar - ihya ederek tarla haline getirdiğini, arpa, buğday ve susam ekerek uzun yıllar kullanıldığını, taşınmaz üzerine daha sonra zeytin ağaçları diktiğini, halen zeytinlik olarak kullanıldığını, davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle usulden olmadığı, takdirde esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı Hazine vekili cevabında; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, olmasa dahi zilyetlikle edinme koşullarının sağlanmadığını belirterek, davanın reddini savunmuş ve taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu taşınmazın fen bilirkişilerinin 15.01.2019 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 10.083,91 m2' lik alan olduğu, tescili istenen bu taşınmazın Şıhlar Serisi Şıhlar Devlet Ormanı kesinleşmiş kadastro sınırlarının 466 metre dışında kaldığı, 1953 yılı uçuşlu mooskopik hava footgrafına göre davalı taşınmazın %10-12 meyilli olan kısmının kısmen açıklık kısmen çalılık kullanımsız olduğu, %25 meyilli olan kısmında komşu taşınmazlardaki gibi zeytin ağaçları bulunduğu,
1963 yılı baskılı memleket haritasında dava konusu taşınmazın kısmen beyaz fonda açıklık alanda, kısmen de yeşil fonda zeytinlik simgesiyle gösterilen alanda kaldığının anlaşıldığı, 1965 yılı tanzimli Şıhlar Serisi Bonitet Haritası üzerinde dava konusu taşınmazın tamamının ve komşu parsellerin ziraat alanında kaldığı, 2005 yılı uydu görüntüsünde tarımsal kullanımlı ve açıklık olduğunun belirlendiği, davacı tarafından imar - ihya edilerek yaklaşık 40 - 50 yıldır ekonomik amacına uygun olarak kültür arazisi olarak nizasız fasılasız zilyet edildiği,
toprak yapısı ve kullanım durumu itibariyle tescili istenen taşınmaz ile komşu taşınmazların bir bütünlük arz ettikleri, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham topraklardan olmayıp özel mülkiyete tabi tarıma elverişli arazi özelliğinde olduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu, antik yada doğal sit alanı içerisinde kalmadığı, evveliyatlarının taşlık, çalılık niteliğinde iken davacı tarafından emek ve para sarfıyla imar - ihya edilerek konut, ahır ve bahçe yapmak suretiyle kullanıldığı, 3402 ...
Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesindeki 40 - 100 dönümlük sınırların aşılmadığı, üzerinde 20 - 22 yaşlarında 66 adet, 3 - 5 yaşlarında 50 adet zeytin ağacı bulunduğu, taşınmazın üzerinde davacı dışında hak iddia eden başka kimselerin bulunmadığı, davacının taşınmaza 35 yılı aşkın bir süredir aralıksız ve çekişmesiz olarak malik sıfatıyla zilyet olduğu,
davaya konu taşınmazın zilyetlikle tescili istenebilecek taşınmazlardan olduğu ve davacı lehine zilyetlik yoluyla tescil koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve ... ili Manavgat ilçesi Evrenleryavşi Mahallesinde bulunan kuzeyi 80, 418, 419 parselleri ile çevrili güneyi 85 nolu parselle çevrili, doğusu kısmen tapulama harici ve 87 numaralı parsel ile çevrili, batısı kısmen tapulama harici ve 88 numaralı parsel ile çevrili, 15.01.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen toplam yüzölçümü 10.083,91 m2 olan taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; eksik bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulduğunu, taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yer olmadığını, komşu parsel ve dayanak kayıtlarının tam olarak uygulanmadığını, zilyetliğin başlangıç ve bitirilişinin maddi olaya dayanmadığını, davacı tanıklarının gerçeğe aykırı beyanlarıyla karar verildiğini, davacının senetsizden iktisap ettiği taşınmazların norm miktarını geçtiğini belirterek, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmalarının 1970 yılında yapıldığı ve 1971 yılında kesinleştiği, taşınmazın paftası üzerinde yapılan incelemede çalılık nedeniyle tapulama harici alanda bırakıldığının anlaşıldığı, bölgede 3116 ... Orman Kanunu'na (3116 ... Kanun) göre orman tahdidi yapılmadığı, ilk tahdidin 6831 ... Orman Kanunu'na (6831 ...
Kanun) göre 1968 - 69 yıllarında yapılıp 1971 yılında kesinleştiği, 6831 ...
Kanun' un 2/B maddesi çalışmalarının 1996 yılında kesinleştiği, buna göre, davaya konu taşınmazın orman sayılmayan yer olduğu, 1953 tarihli hava fotoğraflarında davaya konu yerin %10 - 12 meyilli olan kısımlarının açıklık ve çalılıktan oluştuğunun, %25 meyilli olan kısımda komşu taşınmazlardaki gibi zeytin ağaçları bulunduğunun anlaşıldığı, 1963 yılındaki memleket haritasında kısmen açıklık alan ve kısmen zeytinlik simgesi bulunduğu, amenajman planında ziraat-tarım alanı olarak gösterildiği, zirai bilirkişi raporunda taşınmazın 40 - 50 yıl öncesinde imar - ihya edilerek kullanıldığının belirtildiği,
bu haliyle davacı lehine zilyetlik yoluyla kazanım koşullarının oluştuğunun ve davacı adına senetsizden tescil miktarlarının aşılmadığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve Kanuna aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin, Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2017/237 Esas, 2019/306 Karar ... kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 ...
Kanun’un 353/(1)-b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünün o bölgenin doğal bitkisi örtüsü olduğunu, davaya Orman İdaresinin de dahil edilmesi gerektiğini, taşınmazın neden tescil harici bırakıldığının sorulmadığını, orman yüksek mühendisi ile keşfe gidilmediğini, eksik araştırma inceleme ile karar verildiğini belirterek, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapusuz taşınmaz tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 ... Türk Medeni Kanunu' nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi,
3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince, davaya konu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı lehine imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar planı çalışmalarının yapılıp yapılmadığı hususunda ilgili yerlere müzekkere yazılmış olup, gelen yazı cevaplarında imar planının yapıldığı bildirilmiş olmasına rağmen, imar planının hangi tarihte kesinleştiği araştırılmadığı gibi, bu çalışmaya ilişkin evraklar ve imar planı haritası dosya arasına getirilmemiş; ve Kadastro Kanunu 17/son hükmü değerlendirilmemiştir.
Mahallinde 02.09.2018 tarihinde yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporları sırayla incelendiğinde; orman bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın hali hazırda kapama zeytin bahçesi olduğu, bir kısmında ise toprak işlemeli tarım yapıldığı, eğiminin %10 - 25 olduğu, 2005 yılı uydu fotoğraflarında taşınmazın tarımsal kullanımlı açıklık olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ilk olarak 1968 - 1969 yıllarında seri bazda orman kadastro çalışmasının yapılarak kesinleştiği ve bu çalışmalara göre taşınmazın orman sınırları dışında olduğu, yine 1995 yılında Evrenleryavşi Köyü mülki sınırları içinde Şıhlar Devlet Ormanının 3302 ...
31.08.1956 Tarihli ve 6831 ... Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 ...
Kanun) Kanunla değişik 2/b maddesi uygulaması yapıldığı ve dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı, 1953 yılı hava fotoğrafında kısmen açıklık kısmen çalılık olduğu ve kullanımsız olduğu, %25 eğim olan kısımda ise komşu taşınmazlardaki gibi zeytin ağacı olarak değerlendirilen top ağaçların bulunduğu, 1963 yılı memleket haritasında taşınmazın kısmen açıklık, kısmen yeşil zeytinlik rumuzu ile gösterildiği, taşınmaz üzerinde orman bitki örtüsü bulunmadığı, kadim tarla niteliğinde olduğu, toprak muhafaza karakteri taşımadığı, orman sayılan yerlerden olmadığı;
ziraat bilirkişi raporunda ise, taşınmazın emek ve para harcanarak imar-ihya edildiği, taşınmaz üzerinde tarla bitkileriyle tarım yapılarak 40-50 yıldan beri kullanıldığı, taşınmaz üzerinde 20-22 yaşlarında 66 adet, 3-5 yaşlarında 50 adet zeytin ağacı bulunduğu, bir kısmının ise boş tarla olduğu, ekonomik amaca uygun olarak nizasız fasılasız zilyet edilen kültür arazisi olduğu,
kullanım durumu itibariyle komşu taşınmazlarla bütünlük arz ettiği, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak vasfındaki yerlerden olmayıp tarıma elverişli özel mülkiyete uygun yerlerden olduğu tespit edilmiş olup, orman bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu taşınmazın evveliyatının ve eylemli durumunun orman sayılmayan yerlerden olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, taşınmaz üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin ve imar - ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığının, tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığının belirlenmesi hususunda, hava fotoğrafı,
memleket haritası ve kadastro paftası üzerinde çakıştırma yapılmak suretiyle usulüne uygun bir araştırma inceleme de yapılmamıştır.
2. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, 3402 ... Kadastro Kanunu 17/Son maddesinin değerlendirilmesi bakımından, taşınmazın bulunduğu bölgede imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise çekişmeli taşınmazın imar planı içerisinde kalıp kalmadığı ve imar planının hangi tarihte kesinleştiği ilgili belediyeden sorularak,
buna ilişkin belge ve imar planı haritaları ile dava veya imar tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları ile komşu parsellere ait kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise karar örnekleri ilgili yerlerden getirilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında 1 fen bilirkişisi,
3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte; yukarıda değinilen belgeler bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal - renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle,
çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın öncesinin ne olduğunu toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, öncesi itibariyle imar - ihya gerektiren yerlerden olduğunun anlaşılması halinde imar - ihyasının hangi tarihte tamamlandığı,
taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarında, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; keşif mahallinde dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın önceki niteliğinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı,
böyle yerlerden ise imar - ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar - ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususlarında, somut verilere dayalı bilgi alınmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri, komşu parsellerin tespitlerine esas alınan kayıt ve belgelerle ve ayrıca bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli.
3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 ...
Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenerek, anılan Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve bundan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 373/1 inci maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8143, K. 2023/5312, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama