KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/8313 E., 2024/7051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/165 E., 2022/341 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; dava konusu ... ilçesi ... Beldesi, ... Bahçesi mevkiinde bulunan 274 ada 1 parsel nolu 12.687.66 m² yüzölçümlü taşınmazın davalılar adına 1/2 hisseli olarak kayıtlı olduğunu, bu taşınmazın evveliyatının mera niteliğinden dolayı ...
Belediye Başkanlığı Tüzel Kişiliği adına kayıtlı iken Gölköy Kadastro Mahkemesinin 26.05.2008 tarihli ve 2008/4 Esas, 2008/43 Karar sayılı kararı ile davalı Belediye Başkanının davayı kabul etmesi neticesinde taşınmazın davalılar adına tescil edildiğini, ancak Belediye Başkanının davayı tek başına kabul etmesinin Belediye Kanununa göre geçersiz ve yetkisiz olduğunu, buna rağmen davalılar lehine tespitin iptal edildiğini ve 07.07.2008 tarihinde kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, ...
Belediye Başkanlığı'nın 06.12.2010 tarihli ve 2010/12-06/165 sayılı yazısı ile bu durumun taraflarına bildirildiğini, dava konusu taşınmazın mera niteliğinde sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesi için iş bu davayı açma zarureti doğduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın mera niteliğiyle sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi; davalı savunması, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, ... Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün 15.02.2013 havale tarihli müzekkere cevabı ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda, ispat külfeti kendisinde olan davacı kurumun iddia ettiği vakıaları ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi, çekişmeli taşınmazın niteliği ile ilgili yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmadığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresinin araştırılmadığı, hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediğinin sorulup saptanmadığı, kayıt malikleri ile davalıların akdi ırsi ilişkisinin belirlenmediği gerekçesiyle eksik araştırma ve inceleme nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi beyanlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, dava konusu taşınmazın meyve ağaçlarından ve fındık bahçesinden ileri gelen bir kullanımının olduğu, taşınmazın mera veya orman vasfında olmadığı, her ne kadar davalılar tarafından sunulan eski tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı anlaşılmış ise de bu hususun davalıların taşınmazı iktisap sebeplerinin haksız olduğuna kanaat oluşturmayacağı, davacı hazinenin mera iddiasını ve davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8313, K. 2024/7051, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama