Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ili Söğütlü Köyü çalışma alanında bulunan 235 ada 20 parsel ... 1.485,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kayalık ve taşlık niteliğinde, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi Söğütlü Köyü 235 ada 20 parsel ... taşınmazın hali hazırda müvekkili olan davacı tarafından kullanılan kısmının 23.12.1981 tarihinde önceki malikleri ... Dursun ve Gülsüm Dursun’dan muhtarlık senedi ile satın alındığını, o tarihten bu yana da davacı tarafından kullanılageldiğini ileri sürerek, taşınmaz belirtilen kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca, dava konusu taşınmaz bölümünün tarım arazisi vasfında olmadığı ve zilyetlikle edinilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ...
Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, çekişmeli taşınmazın, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu ve davacı yararına 3402 ...
Kanun'un 14 ve 17. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı açıklanarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 ... Kanun'un 12/3 üncü maddesi uyarınca 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.