KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/8387 E., 2024/6316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/282 E., 2022/562 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabul kısmen reddine
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... İdaresi vekili; Adana ili ... ilçesi ... köyü 717 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırı içerisinde kaldığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescili ile davalıların haksız müdahalesinin menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince 07.03.2014 tarihli ve 2012/414 Esas, 2014/130 Karar sayılı kararla; Adana ili ... ilçesi ... köyünde tapuya kain 717 ada 7 parselde bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 770,60 m2'lik kısmın kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına göre orman sayılan yer olarak sınırlandırılan yer içerisinde kalması nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden davalılar adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların müdahalesinin menine karar verilmiştir.
Davalılar vekili tarafından davalıların tasarruflarının tapu kaydına dayandığı, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre de müdahalenin meni talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz olduğu, taşınmazın çevresinde yerleşim yerlerinin bulunduğu, taşınmazın üzerinde 20-25 yaşlarında ağaçların bulunduğu ve orman sayılmayan yerlerden olduğu iddiasıyla karar temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2021/8932 Esas, 2022/4360 Karar sayılı ilamıyla; davalı ... ve müşterekleri vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine, elatmanın önlenmesi davasına yönelik temyiz itirazlarının; dava konusu taşınmazın, davalılar tarafından dava tarihine kadar tapu kaydına dayanılarak tasarruf edildiğinden ve bu tarihe kadar davalılar tarafından çekişmeli taşınmaza haksız elatma söz konusu olmadığından, Orman İdaresinin elatmanın önlenmesine yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/282 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne, Adana ili ... ilçesi ... köyünde tapuya kain 717 ada 7 parselde bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 770,60 m2'lik kısmın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, elatmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili tarafından, dava konusu yerin orman olduğu, davalılar adına olan tapunun hükümsüz olduğu, el atmanın önlenmesine yönelik hüküm kısmının bozulması gerektiği, ayrıca meni müdahale yönünden harç yatırılmadığından dava açıldığındaki değer üzerinden vekalete hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla karar temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8387, K. 2024/6316, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama