KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1283 E., 2024/1092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1018 E., 2023/106 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın usulden reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/215 E., 2020/409 K.
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vakıf senedi değişikliğinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacının istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, davalıların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.02.2024 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde davacı ... geldi. Karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 22.02.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, 24.06.2015 tarihinde olağanüstü toplantı yapılarak Vakıf Senedinin 7 nci maddesinde yer alan maddenin değiştirildiği, bu değişikliğin İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/353 Esas sayılı dosyası ile tescil davası ikame edildiği, davacının senet değişikliği davası ve kararını 09.04.2018 tarihinde mahkemeye dilekçe vererek evrakları inceledikten sonra öğrendiği, davanın usule ve kanuna aykırı olarak ikame edildiği ve yok hükmünde olduğu ileri sürülerek usule ve Kanuna aykırı olarak yapılan ... senet değişikliğinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi incelemesi için ayrıntıları mahkeme ara kararında belirtilen bilirkişi ücreti ile gerekli giderlerin verilen iki haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafça Mahkeme veznesine depo edilmediği, vakıf defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılabilmesi ve iş bu davanın ispatlanabilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasının gerekli olduğu, bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalılar ..., ..., ..., ... ve dahili davalı ... vekilince istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince. "Davacı değişikliğin görüşüldüğü toplantıda oy kullandığından vakıf senet değişikliğinden haberdar olduğu gibi, İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2015/353 E. - 2016/138 K. sayılı ilamına karşı temyiz yoluna da başvurmamıştır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve yerleşmiş yargısal içtihatlar gereğince kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış bir uyuşmazlık kural olarak yeniden yargılama konusu yapılamaz.
Bu sebeple dahili davalı ... aleyhine açılan davanın kesin hüküm sebebiyle 6100 Sayılı HMK'nın 114/(1)-i ve 115/(2). maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddedilmiş olması usule aykırı olduğundan dahili davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Eldeki davanın niteliği gereği davalılar ..., ..., ... ve ...'ün davada pasif husumet yokluğu bulunmakta olup, bu davalılar yönünden de davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi isabetsiz olduğu anlaşıldığından davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Davalılar ve dahili davalıların istinaf taleplerinin kabul sebebine göre davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesine hukuken gerek duyulmamıştır." gerekçelerine yer verilerek davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına, davalılar ve dahili davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 nci maddesi kaldırılmasına, ancak yapılan hata yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan;
dahili davalı aleyhine açılan davanın ise dava şartı yokluğundan usulden reddine reddine karar verilmiştir.
Davacı ... Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava; Vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescilinin iptali istemine ilişkindir.
Doya içerisindeki bilgi ve belgelerden davalı ...'nın kurucu üyesi İbrahim Arıkan'ın vefat ettiği, İbrahim Arıkan Eğitim ve Bilimsel Araştırmaları Destekleme Vakfının vakıf senedinin 7 nci maddesinin değiştirilmesi talebiyle İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde dava açıldığı, Vakıflar Genel Müdürlüğünün değişiklik talebine olumlu görüş yazısı gönderdiği,
İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/353 Esas, 2016/138 Karar ve 31.03.2016 tarihli ilamında “… ...’ın da herhangi bir nedenle sıfatını kaybetmesi durumunda yerine yenisinin seçilme olanağı kalmayacağını, bu nedenle Vakıf senedinin 7. maddesinin değiştirilmesinin zorunlu olduğudur. … yapılmak istenen değişikliğin mevcut mütevelli heyet üyelerinin durumlarını ortadan kaldırmadığı, senet değişikliğinin vakıf senedinde öngörülen usule uygun olarak alınmış karara istinaden yapıldığı, vakıf kurucusu ve mütevelli heyet üyesinin vefatı sebebiyle haklı nedenin bulunduğu,
TMK’nın 112 maddesi şartlarının gerçekleştiği…” şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiği ve iş bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkmesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına ve iptali istenilen senet değişikliğine ilişkin davalı vakıf tarafından hasımsız olarak açılan dava sonucu İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/353 Esas,
2016/138 Karar sayılı dosya üzerinden senet değişikliğine dair Denetim Makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün görüşünün alınmış olması, davacının iş bu tescil davasına müdahil olarak katılmaması, vakıf senedinde yapılan değişikliğin de kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğine göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ...'nun temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1283, K. 2024/1092, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama