KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1324 E., 2023/3209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/74 E., 2015/28 K.
- Dava tarihi
- 08.09.2008
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında; ... İlçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 188 ada 5 parsel ... 3355,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu halde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ...; aynı yer 188 ada 6 parsel ... 1355,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yine Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu halde eşit paylarla aynı nedenle ... ve ... adlarına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Asliye Hukuk mahkemesinde müdahalenin men'i ve kal talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; tapu kaydına ve kesin hükme dayanarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2010 tarihli ve 2008/94 Esas, 2010/102 Karar ... kararı ile; davalı taşınmaza davalı binasının müdahalesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (1). Hukuk Dairesinin 23.06.2011 tarihli ve 2011/5823 Esas, 2011/7459 Karar ... kararıyla; Davacı ve davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının tüm tesis ve tedavülleri ile haritası getirildikten sonra mahallinde yöntemince uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. 3.Bozma ilamı sonrasında, çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tutanakları düzenlenmesi sebebiyle , 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 27 inci maddesi gereğince görevsizlik kararı verilerek dosya, Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, yargılama sırasında davacı ...'ın vefat etmesi sebebiyle mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli 188 ada 5 parsel ... taşınmazın davalı ...'a ait olduğu, bu taşınmazın ... tarafından yaklaşık 40-50 sene kadar önce satın aldığını ve o tarihten bu yana zilyetliğinde olduğu, çekişmeli 188 ada 6 parsel ... taşınmazın ise davacı ...'a ait olduğu, kendisinin 2011 yılında vefat ettiği, ölümünden sonra bu taşınmazı ... ile ... ...'ın kullandığı,
diğer kardeşlerinin taşınmaz üzerinde herhangi bir hak talebinde bulunmadıkları, her iki taşınmaz arasındaki sınırın ise 31.12.2014 tarihinde yapılan keşif sonrasında fen bilirkişileri ... ... ve ... ...'ın 07.01.2015 tarihli raporlarının ekinde yer alan krokideki yeşil çizgili kısım olduğu anlaşılmakla davanın reddine, çekişmeli 188 ada 5 parsel ... taşınmazın ..., çekişmeli 188 ada 6 parsel ... taşınmazın eşit paylarla ... ve ... adlarına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerin değerlendirilmeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, davalı taşınmazında bulunan binanın davacıların taşınmazına tecavüzlü olduğunu, keşifteki lehe beyanların değerlendirilmediğini, bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını ileri sürmüş ve resen belirlenecek hususlarla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, malik hanesi hukuken açık olan çekişmeli taşınmazların sınırlarının belirlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 27, 13,14,20 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 152,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1324, K. 2023/3209, 25 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama