KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1826 E., 2025/749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1275 E., 2022/1497 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/68 E., 2020/448 K.
Karar Metni
726 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapunun beyanlar hanesine 2/B şerhi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
KARAR
Kadastro sonucunda, Antalya ili Kepez ilçesi ... köyü eski 992 parsel sayılı yeni ... Mahallesi 28115 ada 17 parsel sayılı ve Duraliler köyü eski 1000 parsel sayılı yeni Ünsal Mahallesi 28115 ada 27 parsel sayılı taşınmaz hükmen Hazine adına tescil edilmiş, 22.03.2017 tarihinde ise her iki taşınmaz trampa sebebi ile Muratpaşa Vakfı adına tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili 28.03.2017 tarihli asıl dava dilekçesi ile, taşınmazların zilyetliğinin 1993 ve 1997 yıllarında önceki zilyetlerinden devralındığını, taşınmazların 1942 yılında orman olarak sınırlandırıldığını, 1976 yılında orman sınırları dışına çıkarıldığını,
6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışı hakkında kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca satın alınmak istendiğini ancak tapuda 2/B belirtmesi yapılmadığı için Kadastro Müdürlüğünce kullanım kadastrosuna konu edilmediğini öne sürerek taşınmazların 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkarılan yer olduğunun tespiti ile bu hususun tapuya şerh verilmesini,
yine 31.12.2011 tarihinden daha öncesinden beri kullanıcının/zilyedinin müvekkili olduğunun tespiti ile tapuya şerh verilmesini talep etmiştir.
Davacılar ..., ..., ... vekili 19.09.2018 tarihli birleşen dava dilekçesi ile, asıl dava konusu taşınmazlardan 1000 (yeni 28115 ada 27 parsel) parsel sayılı taşınmazın müvekkilerinin murisince 2012 yılında ...’den devralındığını öne sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili ile kullanıcısının müvekkilleri olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde 50.000 TL tazminatın davalı Hazineden yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " asıl dava yönünden, her ne kadar taşınmazların beyanlar hanesine 2/B şerhi konulması isteminde bulunulmuşsa da, bu talebin değerlendirilebilmesi için taşınmazın öncesinin orman olup, orman niteliğini kaybetmesi sebebiyle 2/B işlemiyle hazine adına kayıtlı yerlerden olması gerektiği, somut olayda taşınmazın dava öncesinde Muratpaşa Vakfına trampa edilmiş olduğu, bu sebeple Hazine kayıtlı olmayan taşınmaz için 2/B şerhi konulması ve zilyetliğin tespitinin istenemeyeceği, birleşen dava yönünden ise, davacıların tapu iptali ve tescil istemlerinin yerinde olmadığı,
Hazine ile vakıf arasında yapılan trampa işleminin idari bir işlem olduğu, bunun öncelikle idari yargı yerinde iptalinin gerektiği, bu işlem iptal edilmeden tapu iptali ve tescil talebinin dinlenemeyeceği, buna dayalı olarak tazminat talebinde de bulunulamayacağı, yine bu talebe dayalı olarak zilyetliğin tespiti istemlerinin incelenebilmesi için taşınmazın beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerdendir şerhinin konulması ve zilyetliğin tespitinin ise idare tarafından kadastro işlemiyle yapılması gerektiği " gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş,
karara karşı davacılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " Hazine mülkiyetinden çıkan taşınmazlarda artık davacının şahsi hak sağlamaya yönelik iddiasının dinlenmesinin mümkün bulunmadığı, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca neticeten taşınmaz Hazine mülkiyetinden çıkmış olmakla Muratpaşa Vakfına yapılan devirlerin de 6292 Sayılı Kanun kapsamında yapılan satış gibi mütalaa edildiği, davaya konu taşınmazın dava tarihinden önce vakıf mülkiyetine geçtiği " gerekçesi ile davacılar vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacılar vekilleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B ve kullanıcı şerhi konulması istemlerine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1826, K. 2025/749, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama