KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1879 E., 2024/4994 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... mirasçıları vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, davacı ...'in davalı vakıf üyesi ve yönetim kurulu üyesi iken herhangi bir haklı sebep olmaksızın yönetim kurulu kararı ile vakıf üyeliğinden çıkartıldığı, üyelikten çıkarma kararına yapılan itirazın da mütevelli heyetince reddedildiği ileri sürülerek davacının vakıf üyeliği ile vakıf yönetim kurulu üyeliğinden çıkartılmasına dair kararın iptali istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacının, ... iştirakleri olan ...
A.Ş. ile ... ...nin yönetim kuruluna aday gösterilmemesi üzerine yönetim kurulu üyesi olarak ... yönetim kurulu toplantılarında huzursuzluk yarattığının yapılan soruşturmalar sırasında dinlenen vakıf üyeleri ile yönetim kurulu üyelerinin beyanları ve raporların içeriğinden belirlendiği, ileri sürülen ve huzursuzluğa neden olan eylemlerin vakfın amacını ve işleyişini engelleyecek türden davranışlar olduğu, vakıf senedinin 24 üncü maddesi hükmü uyarınca yönetim kurulu tarafından üyelikten çıkarılmasına ilişkin verilen karar yerinde olup, bu yöndeki kararın hukuka aykırı alındığı,
davalı tarafından ileri sürülen eylemlerin gerçekleşmediği davacı tarafından ispat edilemediğinden Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı ... mirasçıları vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar edilerek vakıf yöneticilerinin mahkeme kararı olmaksızın görevlerinden uzaklaştırılamayacaklarını, mahkeme aşamasında delillerin eksik toplandığı ve mevcut delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, davacının görevini yerine getirmesini vakıf içerisinde huzursuzluk olarak niteleyerek davacının vakıf üyeliğinden çıkarmaya yönelik işlemin hiçbir haklı gerekçesi ve yasal dayanağı bulunmadığını, açıklanan ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakıf üyeliği ile vakıf yönetim kurulu üyeliğinden çıkarmaya dair kararın iptali istemine ilişkindir.
04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 33 üncü maddesinde hâkimin, Türk Hukukunu re'sen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.
Her dava, açıldığı tarihteki maddi vakıalara göre değerlendirilir. Ancak yargılama sırasında davanın konusuz kalması halinde Mahkemece, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekir.
Vakıf üyeliği ile üyelikten çıkarmaya ilişkin davalar, şahsa bağlı davalardan olup, davanın bu niteliği gereği dava konusu talebin mirasçılara intikal etmeyeceğinden, davacının vefat etmesi ile dava konusuz kalmaktadır.
Somut olayda, davacı ... dava açıldıktan sonra 24.01.2021 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığına göre, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1879, K. 2024/4994, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama