KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1883 E., 2024/2907 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1374 E., 2023/176 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/315 E., 2020/173 K.
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, yargılamanın aidesi istenilen dosyada, karara dayanak yapılan davalı Vakıflar Genel Müdürlüğünün dava konusu ... Paşa Vakfına ait taşınmaz kaydı bulunmadığı yazısını kasıtlı olarak Mahkemeyi yanıltma amaçlı olduğu, yeni bulunan 706 sayılı temessük defteri ile ...
Paşa Vakfına ait mülk ve gayrimenkullerin bulunduğunun ortaya çıkması ile anlaşıldığı, yeni ortaya çıkan bu delilin HMK'nin 375/ç bendi kapsamında yargılamanın iadesi sebebi olduğu, yine dosya içerisinde davacının, vakfeden ...
Paşa'nın mirasçısı olduğuna dair veraset ilamı olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda iş bu veraset ilamının yok sayılarak kasıtlı olarak Mahkemeyi yanılttığı, 579 sayılı defterin tercümesinin hiç yapılmadığı, bu hususların HMK 375/f bendi gereği yargılamanın iadesi sebebi olduğu, ayrıca temyiz incelemesi yapan Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin FETÖ soruşturması nedeni ile lağvedildiği ve üyelerinin işten el çektirildiği, dolayısı ile mezkur Dairenin Kanuna uygun şekilde teşekkül etmediği ileri sürülerek davanın reddine dair kararın yargılamanın iadesi yolu ile iptali ile davacının davasının kabulüne karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak gösterilen belgelerin mahkeme tarafından istendiği ayrıca yargılamanın yenilenmesine dayanak olması için belgenin kendi kusuru ile bu belgeyi yargılama sırasında elde edememiş ve Mahkemeye verememiş olan tarafça yargılamanın iadesi talebinde bulunulamayacağı, kaldı ki Mahkeme tarafından bu belgelerin temini için yazılan müzekkereye cevap verildiği, koşulları taşımayan talebin reddi gerektiği gerekçesi ile yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargılamanın iadesini isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; bilirkişi hakkında mahkumiyet kararı veya ceza soruşturması bulunmadığı, öte yandan davacının yargılamanın iadesi talebinde ileri sürdüğü hususların tamamının yargılama sırasında, temyiz ve karar düzeltme aşamasında dile getirilen hususlar olup gerek Mahkeme ve gerekse Yargıtay tarafından değerlendirildiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yargılamanın iadesini isteyen davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitinin reddine dair kesinleşmiş hüküm nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkmesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup yargılamanın iadesini isteyen davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1883, K. 2024/2907, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama