KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1967 E., 2023/6881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen kesinleşmiş uygulama kadastro tespitine itiraz davası sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
2014 yılında yapılan Uygulama kadastrosu sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacılar adına paylı mülkiyet hükümlerine göre kayıtlı bulunan 123 ada 114 parsel ... 12.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada/parsel numarası ile 9.783,09 metrekare yüzölçümlü olarak olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı 123 ada 130 parsel ... 9.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada/parsel numarası ile 11.656,74 metrekare yüzölçümlü olarak olarak tespit edilmiş olup davacıların itirazı komisyonca reddedilmesi sonucu tutunakların kesinleşmesi ile taşınmazlar yeni yözülçümleriyle tapuya tescil edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, uygulama kadastrosu sırasında davacılar adına tapuda kayıtlı 123 ada 114 parsel ... taşınmazın yüzölçümünde davalı taşınmazı 123 ada 130 parsel lehine azalma olduğunu ileri sürerek azalmaya neden olan taşınmazın tapusunun iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tapu maliklerinin tümünün davacı olarak davada yer almaları gerektiğini, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1991 yılından dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, taşınmazlar arasındaki sınırın çok eskiden bu yana aynı olduğu ve değişmediğini, bu sınırın doğal sınır olduğunu, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, tanık beyanları ve uyuşmazlık konusu yerde yapılan keşif sonrası raporunu ibraz eden fen bilirkişisi ... ve ölçüm bilirkişisi Muharrem ...
Arıkan 09.04.2018 tarihli müşterek ekli krokili raporlarına göre, dava konusu 123 ada 114 ve 130 parseller arasında kalan krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2015,60 m2 lik kısmın, ilk tapulama çalışması sırasında fotogrametrik pafta üzerine münferit olarak sınırlandırma hatası yapılarak sınır oluşturulduğu ve buna bağlı olarak ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataların olduğunun tespit edildiği, en son yapılan 3402 ...
Kanun/22-a uygulamasında sırasında bu hatanın düzeltilerek krokide (A) harfi gösterilen 2015,60 m2 lik kısmın 123 ada 130 nolu parsele dahil edilerek oluşturulan bu sınırın düzeltilerek askı ilanına alındığı, yapılan bu en son düzeltme işlemlerinin hatalı olup olmadığının, eski tarihli hava fotoğrafı, ilk tapulama paftası ve ilk sınırlandırma, ölçü krokileri ve google uydu görüntülerine göre tetkik edildiği ve düzeltmenin doğru olduğu gerekçesi ile davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; teknik bilirkişiler tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan rapor ve ek raporlarda; tesis kadastrosunda sınırlandırma hatası yapıldığı, uygulama kadastrosunda A harfli kısmın çekişmeli 123 ada 130 parsele eklenerek sınırlandırma hatasının giderildiği ve 22/2-a madde gereğince yapılan uygulama kadastrosunun doğru olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, mahkemece verilen kararda usul ve Kanun'a aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, uygulama kadastrosu sırasında, dava konusu taşınmazların müşterek sınırlarının hatalı tespit edildiği iddiasıyla açılan, uygulama kadastrosu ile belirlenen sınırların ve yüzölçümü düzeltilmesi isteğine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1967, K. 2023/6881, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama