İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/265 K.2025/4330

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/265Karar2025/4330Tarih29 Mayıs 2025Okuma5 dk · 1.096 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/265 E., 2025/4330 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mayıs 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/113 E., 2022/87 K.
Karar
Asıl ve birleşen davanın kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.096 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, asıl davanın davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 236 ada 13 parsel (eski 347 parsel) sayılı 6.560 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalıların murisi...............adına tespit ve tescil edilmiştir.

Asıl dosyanın davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; ...köyünde yer alan 347 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sınırları içinde kaldığını beyan ederek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Birleşen dosyanın davacısı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesi 347 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sınırları içinde kaldığını beyan ederek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, "... davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı ..." gerekçesiyle verilen davanın reddine dair ilk karar, asıl davanın davacıbı Hazine vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.05.2010 tarihli ve 2010/1002 Esas, 2010/5892 Karar sayılı ilamıyla;

"... uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1945 yılında 4785 sayılı yasanın yürürlüğünden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış ise de 1993 yılında 4785 sayılı yasa ve 6831 sayılı yasanın 7. maddesinin verdiği orman kadastrosu yetkisi ile çalışan 6 nolu orman kadastro komisyonu tarafından orman kadastro tutanağının 95. sayfasında açıklandığı gibi üzerindeki eylemli orman örtüsü nedeniyle 'Harkarkası Devlet Ormanı' olarak

sınırlandırıldığının anlaşılmakta olduğu, 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesindeki 'Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların,

orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit (bu kavram içine daha önce arazi kadastrosu yapılmış ve yapılmamış tüm taşınmazlar girmektedir) taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.' hüküm ve 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesindeki hüküm gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının,

keşif sırasında çekilen renkli fotoğraflardan eylemli olarak 5-6 metre boyunda meşe ağaçları ile kaplı olduğunun anlaşıldığı, davacı Hazinenin, genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil isteği ile dava açtığından, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı,

orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmazın kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari) bir hüküm olacağı, başka bir anlatımla, sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olacağı, bu tür kayıtlarda TMY'nın 1023. maddesindeki 'iyi niyetle edinme7 kuralının da uygulanamayacağı, taşınmazın eylemli orman olduğu,

1965 yılında belgesizden zilyetliğe dayanılarak davalılar miras bırakanı adına tarla cinsiyle tespit ve tescil edildiği, ancak dosyadaki bilgilere göre tarla olarak kullanılmadığı açıklanarak, davanın kabulü ile tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, önceki kararda direnilmesine ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.05.2018 tarihli ve 2017/20-1121 Esas, 2018/1104 Karar sayılı ilamıyla; "....

14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2. maddesi ile 3402 Sayılı Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına: 'Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın' ibaresinin eklendiği, 3. maddesi ile eklenen geçici 10. maddesinde de 'Bu Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.' hükmüne yer verildiği,

ne var ki Anayasa Mahkemesi’nin 12.05.2011 gün ve 2009/31 E., 2011/77 K. sayılı kararıyla; '25.02.2009 gün ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2. maddesiyle 21.6.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3. maddesiyle 3402 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline' karar verilmiş olduğu ve bu iptal kararının 23.07.2011 tarihli Resmî Gazetede yayımlandığı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları ile idari makamları ve gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağının açık olduğu,

diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 33. maddesinde yer alan 'Hâkim, Türk hukukunu resen uygular' hükmü ile ifadesini bulan yasal ilke gözetildiğinde, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğunun ortada olduğu,

bir başka yönüyle Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının usuli kazanılmış hakların istisnasını teşkil ettikleri, bu durum karşısında yerel mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, bozma ve direnme kararlarının kapsamları ile bağlı olmaksızın, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni yasal durum dikkate alınarak davanın esasının incelenerek karar verilmek üzere (diğer hususlar bu aşamada incelenmeksizin) salt bu değişik neden ve gerekçe ile direnme kararının bozulması gerektiği ..." gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne ve ...Mahallesi eski 347 yeni 236 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasıflı olarak Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/265, K. 2025/4330, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/265
Karar No
2025/4330
Tarih
29 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/268 K.2025/13361
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/285 K.2025/3853
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/288 K.2025/8165
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/296 K.2025/10223
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/297 K.2025/6316
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/302 K.2025/13334

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.