KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2710 E., 2024/437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/525 E., 2023/438 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- İzmir Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/67 E., 2021/116 K.
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar Hazine vekili ve Belediye vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Uygulama kadastrosu sırasında, İzmir ili Foça ilçesi Mustafa Kemal Mahallesi (eski 1584 parsel sayılı) 514156 ada 1584 parsel sayılı tarla vasıflı, 11.300,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 9.816,51 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı vekili uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, parselin yüzölçümündeki azalmanın batısından geçen Yenibağarası – Yenifoça Karayolunun zaman içerisinde genişleyerek müvekkilinin parseline taşmasından kaynaklandığını, 1.483,49 m2 lik yüzölçümündeki azalmanın, parselin kısmen yola devrine ilişkin kadastro tespitinin iptali ile yolun genişleyen kısmının krokide gösterilmesini ve tespit tutanaklarının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın sınırlarının (batısındaki yol ile ara sınırı hariç olmak üzere) 1953
yılından beri değişmediği, bu nedenle alanında da herhangi bir değişiklik olmadığı,
ancak tapulama paftasının mülkiyet sınırlarını göstermede ve üzerinden alan hesabı
yapılmasında ölçeği bakımından teknik yönden yetersiz kalması nedeni ile taşınmaz
alanının 1959 yılında yapılan tapulama çalışmalarında hatalı olarak belirlendiği,
söz konusu alan hatasının uygulama kadastrosu sırasında düzeltildiği gerekçesiyle yol ile olan sınır düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hükme karşı Hazine vekili, dahili davalı ... Belediyesi vekili ve dahili davalı ... Belediyesi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın esasına dair İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu ancak davalıların dava konusu yol nedeniyle yasal hasım oldukları gözetilerek yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından esasa dair, katılma yoluyla davacı vekili tarafından yargılama giderine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
1.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin katılma yoluyla sunduğu temyiz itirazlarının incelenmesinde, eldeki davanın açılma nedeni, kamu makamları tarafından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro işlemidir. Buna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinden Hazinenin sorumlu tutulması gerekirken davanın kabulüne karar verilmesine rağmen yasal hasım olduğu gerekçesiyle Hazine aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmamış ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2710, K. 2024/437, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama