KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2979 E., 2025/1112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/28 E., 2023/281 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/65 E., 2022/170 K.
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Yozgat ili Kadışehri ilçesi ... köyü çalışma alanında 2008 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) değişik 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucunda, 103 ada 1 parsel sayılı 1.723.954,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, bu tespit 24.10.2008 ile 24.11.2008 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılarak, itiraz edilmemesi üzerine 25.11.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kadışehri ilçesi ... köyü 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesinde sınırları bildirilen kısmının, kadimden bu yana davacının ataları ve daha sonra davacı tarafından kullanıldığını, ormanla ilgisi bulunmayan kültür arazisi vasfında olduğunu, çekişmeli alanın orman olmadığının Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/59 Esas sayılı dava dosyasındaki bilirkişi raporları ile tespit edildiğini ileri sürerek 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın sınırları bildirilen bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 25.11.2008 tarihinde kesinleşmesine rağmen, 30.04.2019 tarihinde açıldığı anlaşılan eldeki davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 maddesinde belirtilen yasal 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı" gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; " dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı kadastro tutanağının 24.10.2008 ile 24.11.2008 tarihleri tarihleri arasında askıya çıkarak kesinleştiği, kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 30.04.2019 tarihinde dava açıldığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2979, K. 2025/1112, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama