KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3097 E., 2025/5883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/110 E., 2023/5 K.
Karar Metni
2.052 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmaz, yörede 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması sırasında orman vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılardan ... dava dilekçesinde; 23... tarih, 41 cilt, 49 sayfa, 1 parsel nolu tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazının; diğer davacılar ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının yararlarına oluştuğu iddiasına dayanarak, taşınmazlarının orman sınırları içinde bırakıldığını, bu taşınmazlarının ormanla ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, orman niteliğindeki tapu kaydının iptali ile ayrı ayrı adlarına tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.12.2011 tarihli ve 2010/1 20... /528 Karar sayılı kararı ile; harita mühendisi bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 07.06.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda 1 01... -A, 1-B, 1-C, 1-D, 1-E, 1-F, 1-G, 1-H, 1-İ, 1-J, 1-K, 1-L, 1-M, 1-N, 1-O, 1-Ö, 1-P, 1-R, 1-S ve 1-Ş ile gösterilen alanların orman sayılan yerlerden olduğundan davanın reddine, aynı bilirkişi raporunda (U) harfi ile gösterilen bölüm yönünden açılan davanın ise, 1 03... nolu parsel içerisinde kalmış olması ve bu parselin dava konusu olmadığından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacıların temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.10.2013 tarihli ve 2013/7271 Esas, 2013/8984 Karar sayılı ilamıyla; "Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4 maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması vardır.
1) Dava konusu 1-A, 1-B, 1-C,1-D, 1-E, 1-F,1-G, 1-H, 1-İ,1-J, 1-K, 1-L,1-M, 1-N, 1-O,1-Ö, 1-P, 1-R, 1-S, 1-Ş ile gösterilen alanların içinde bulunduğu 1 01... parsel sayılı taşınmaz hakkında askı ilân süresi içinde kadastro mahkemesine dava açıldığı ve bu parsele ilişkin verilen kararın Dairece 21.04.2011 gün ve 2001/2142-4833 sayılı karar ile bozulduğundan davanın halen derdest olduğu anlaşıldığına göre, tutanak kesinleşmemiştir. Sonradan açılan davalar, 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereğince davaya katılma olarak kabul edilerek, dosyalar birleştirilip yargılamaya devam edilerek bu bölümlere ilişkin uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi için görevsizlik kararı verilerek dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekir.
2) Davacı ... tarafından dava edilen ve bilirkişi raporlarında (U) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin olarak mahkemece husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından dava edilen bölümün orman niteliğiyle tesbit edilen 1 03... parsel içinde kaldığının belirlendiği, husumetin de, Orman Yönetimi ve Hazineye yöneltildiği anlaşıldığına göre, davada husumet doğru yöneltilmiştir. Ancak, dava konusu taşınmazın ada numarasında yapılan hata maddî hata niteliğinde olup, HMK'nun 304. maddesi uyarınca her zaman düzeltilebilir. Bu nedenle, dava açılan bölüme ilişkin olarak husumet yokluğundan ret doğru değildir." gereklerine değinilerek Asliye Hukuk Mahkemesi kararı bozulmuştur.
2. Bozma üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesince 29.09.2014 tarihli ve 2014/198 Esas, 2014/426 Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
3. ... Kadastro Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen taşınmazların sulama durumu, ulaşım durumu, mera tahsisi, bitki örtüsü, toprak yapısı, orman bütünlüğü kapsamında kalıp kalmadığı, orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığı, orman yasaları karşısındaki yasal durumları, orman emvalinin bulunup bulunmadığı,
dava konusu edilen yerlerin memleket haritası ile hava fotoğraflarındaki görünümü bakımından yapılan teknik inceleme ile dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının usulüne uygun, taşınmazların vasfının belirlenmesindeki kriterlere ilişkin tek tek değerlendirme yapılmış olması dikkate alındığında işbu raporlara mahkemece hukuken itibar edildiği (K) ve (O) harfi dışında kalan yerlerin orman vasfında olmadığı,
(K) ve (O) harfi ile harflendirilen yerler dışında kalan kısımlar üzerinde davacılar tarafından yonca ekmek ve çayır biçmek suretiyle kullanıldığı ve zilyetliğin kesintisiz ve nizasız olarak devam ettiği, zilyetlik koşullarının davacılar lehine oluştuğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, (K) ve (O) harfleri gösterilen yerler bakımından tanzim edilen teknik bilirkişi raporunda işbu alanların 1958 yılı baskılı memleket haritası, 19 74... yılı çekimli hava fotoğraflarının
incelenmesinde evveliyatında orman içi açıklık olduğu, 1974 yılında üzerinde orman ağaçlarının bulunduğu ve orman alanları ile bütünlük arz ettiği, bu
belgelere dayalı olarak 1945 yılında çıkan 4785 sayılı Orman Kanunu ile devletleştirildiği, geçmişte ve mevcut durumda dört bir tarafının orman alanları ile çevrili olduğu, orman içi açıklık olması, orman bütünlüğünü bozması ve yine mevcut durumda üzerinde orman kavağı ağaçlarının bulunmasından dolayı orman olarak değerlendirmesi yapılarak davanın bu taşınmazlar yönünden reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ...
Mahallesinde (köyü) kain 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile; fen bilirkişisi ...'nın 15.11.2022 tarihli raporu ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3.406,99 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (B) harfi ile gösterilen 931,67 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (C) harfi ile gösterilen 560,09 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (D) harfi ile gösterilen 1.121,93 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (E) harfi ile gösterilen 2.179,80 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (F) harfi ile gösterilen 33,62 metrekarelik kısmının davacı ... adına,
(G) harfi ile gösterilen 195,43 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (H) harfi ile gösterilen 805,43 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (İ) harfi ile gösterilen 846,88 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (J) harfi ile gösterilen 189,02 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (L) harfi ile gösterilen 744,70 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (M) harfi ile gösterilen 5.417,49 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (N) harfi ile gösterilen 2.291,71 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (Ö) harfi ile gösterilen 2.066,04 metrekarelik kısmının davacı ... adına,
(P) harfi ile gösterilen 743,87 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (R) harfi ile gösterilen 293,88 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (S) harfi ile gösterilen 2.316,69 metrekarelik kısmının davacı ... adına, (Ş) harfi ile gösterilen 648,76 metrekarelik kısmının davacı ... adına, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın yukarıda belirtilen kısımları dışında kalan alanın orman vasfı ile Hazine adına tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların orman vasfı taşıdığını, eylemli orman olduğunu, eğimi yüksek ve toprağı orman muhafaza karakteri taşıdığını, Devlet ormanları her ne sebeple olursa olsun özel mülkiyete konu olamayacağı ve Anayasanın 169. maddesi gereğince Devlet ormanlarının devredilemeyeceği, zamanaşımı ve zilyetlik ile mülk edinilemeyeceğini, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, zilyetlikle kazanılmayacak, özel mülkiyete konu olmayacak yerlerden olduğunu, orman arazilerinin diğer taşınmazlara göre özel yasa hükümlerine tabi olup, zilyetlikle veya kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazlar orman içi açıklık niteliğinde olup, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlikle kazanılmasına yasal olanak bulunmadığından dava konusu taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğini, imar ihya ile iktisap şartlarının oluşmadığını beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; bozma öncesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan ilk keşif sonrası alınan 14.06.2011 tarihli ... bilirkişisi raporunda, (G, İ, L, M, N, Ö, P, S) harfleri ile gösterilen kısımlara ilişkin üzerinde uzun süredir toprak işleme yapılmadığından üzerinde çayır otu yetiştiği, çayır otu elde etmek için kullanılan çayır vasıflı araziler olduğu belirtilmişken, Kadastro Mahkemesince yapılan keşif sonucu alınan 21.11.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda bahse konu taşınmazların tarımsal vasıflı olduğu,
üzerilerindeki çayır otunun biçildiği ve uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığından bahsedilmiş olup, anılan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmemiştir.
Ayrıca, bozma öncesinde alınan 14.06.2011 havale tarihli orman bilirkişisi raporunda, dava dosyasında mevcut olduğu ifade edilen 1951 çekim tarihli hava fotoğrafının incelenmesinde dava konusu taşınmazların orman şeklinde görüldüğü belirtilmiş ise de, söz konusu hava fotoğrafı rapor ekinde sunulmadığı gibi dosya içerisinde de rastlanmamıştır.
Hükme esas alınan 21.11.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda, (K) ve (O) harfi dışında kalan yerlerin orman vasfında olmadığı tespit edilmiş, ancak en eski tarihli hava fotoğrafları getirtilerek çakıştırma yapılmamış, 1951 yılına ait hava fotoğrafının dosyada mevcut olup olmadığı araştırılmamış, bozma öncesi orman bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazların tamamının orman sayılan alan olduğunun ifade edilmesi karşısında, hava fotoğraflarındaki hukuki durumu net olarak tespit edilerek raporlar arasındaki çelişki giderilmemiş,
davanın kabulüne karar verilen taşınmazların üzerinde orman ağacı olmadığı ve orman bütünlüğünü bozmadığı belirtilmişse de rapor ekinde bulunan krokiden taşınmazların orman parseli içinde ve ormanla çevrili olmasına rağmen her bir taşınmaz yönünden ayrı ayrı orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığı açıklanmamıştır.
Öte yandan, davacı ...'ün dava dilekçesinde dayandığı tapu kaydının Ocak 1950 tarih, 1 no, 41 cilt, 49 sayfa numaralı ... köyü, ... mevkii, 1.764 metrekare çayır nitelikli maliki ... oğlu... adına kayıtlı taşınmaz olduğu, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen tapu kaydının 23... tarih, 1 no, 41 cilt, 49 sayfa numaralı ... köyü ... mevkii 1.012 metrekare çayır nitelikli maliki ... oğlu ..., ... ve ... adına kayıtlı taşınmaz olduğu, her iki tapu kaydının köy, mevkii, malik ve taraflarının birbirinden farklı olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan 05.10.2022 tarihli keşifte, davacının dava dilekçesinde dayandığı tapu kaydı yerine sonradan dosyaya gelen tapu kaydının zemine uygulandığı anlaşılmış olup yanlış tapu kaydının zemine uyduğu gerekçesiyle dava konusu (N) harfi ile gösterilen taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ile davacı ...'ün dava dilekçesinde dayandığı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tedavülleri ile birlikte ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen,
davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişisi/bilirkişi kurulu, üç kişilik ... mühendisi bilirkişisi/bilirkişi kurulu, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; ... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli;
yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (...veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra, komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli;
taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yaptırılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı,
taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı ve dava konusu taşınmazların 1 01... numaralı orman parseli içinde kaldıkları da dikkate alınmak suretiyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığı hususlarını belirten müşterek imzalı, bozma öncesi alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde, tereddüte mahal bırakmayan, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı,
bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3097, K. 2025/5883, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama