KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3336 E., 2025/3184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/65 E., 2023/23 K.
- Karar
- Davalılar Hazine, Orman İdaresi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Toroslar Belediye Başkanlığı yönünden davanın kabulüne, diğer dahili davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılar Hazine, Orman İdaresi, Toroslar Belediye Başkanlığı ve ... yönünden davanın kabulüne, dahili davalı gerçek kişiler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine, davalı ... İdaresi ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri
yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde; ... köyü ... ... mevkinde sınırlarını bildirdiği taşınmazların yörede yapılan arazi kadastrosunda tespit harici bırakıldığını, tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu belirterek, taşınmazların müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne, kadastro bilirkişisinin 27.09.2013 tarihli raporunda (A) ve (B) harfleri ile belirttiği yerlerin davacı adına tapuya tesciline karar vermiş, hüküm, davacı vekili tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönünden, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından esas yönden temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, davada yasal hasım durumunda bulunan Belediye Başkanlığının davadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması, savunması sorulup göstereceği delillerin toplanması, Türk Medeni Kanunu'nun 713/4. maddesi uyarınca gerekli ilanların yapılması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazlar olan ve fen bilirkişisinin 27.09.2013 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.322,05 m² ve (B) harfiyle gösterilen 1.469,33 m² yüzölçümlü taşınmazlara ayrı parsel numaraları verilerek meyve bahçesi vasfında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine, Orman İdaresi ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, çekişmeli taşınmazın niteliğinin saptanması bakımından yapılan hava fotoğrafı incelemesinin yetersiz olduğu gibi taşınmazın çevresinin fiili durumunun ne olduğunun raporlarda açıklanmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14-17. maddeleri yönünden de usulüne uygun bir araştırma yapılmamış olması nedeniyle yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gerekçesiyle, hükmün yeniden bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazların Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi kapsamında 20 yıldan uzun süredir davacının zilyetliğinde olduğu, davacının anılan taşınmazları imar ihya ederek nizasız ve fasılasız zilyetliğini sürdürdüğü gerekçesiyle, davanın davalılar Hazine, Orman İdaresi, Toroslar Belediye Başkanlığı ve ... yönünden kabulüne, 276 ada 9 parsel ve 273 ada 23 parsel numaralı taşınmazların davalı Hazine adına olan tapularının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer dahili davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine, Orman İdaresi ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de, karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun'un 27. maddesinde ise, Mahalli Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu Mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların Kadastro Mahkemesine re'sen devrolunacağı belirtilmiştir. Kadastro Kanunu'nun 26/C madde hükmünde ise, Kadastro Mahkemesinin, Mahalli Hukuk Mahkemelerinden 27. madde uyarınca Kadastro Mahkemesine devredilen dava ve dosyaları da inceleyip karara bağlayacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede, davanın devamı sırasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışması yapıldığı, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak 16.03.2021 tarihinde 276 ada 9 parsel ve 273 ada 23 parsel numarası verilerek kadastro tutanağı düzenlendiğine göre, uyuşmazlığı çözme görevi Kadastro Mahkemesine aittir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi de zorunludur. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlık hakkında dosyanın görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3336, K. 2025/3184, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama