KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3337 E., 2025/68 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Karar Metni
743 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili, dahili davalı ... İdaresi vekili ve dahili davalı ... Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, dahili davalı ... İdaresi vekili ve dahili davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu İzmir ili Kemalpaşa ilçesi ... Mahallesi, Kırma mevkiinde bulunan tahminen (500-600 m2) miktarındaki taşınmazın daha önce Burhanettin Kaya'ya ait iken vefatı ile mirasçıları arasında yapılan taksim neticesinde oğulları ... ve ... Kaya'nın kullanımında olduğunu, ... ile ...
11.04.1997 tarihli köy senedi ile taşınmazı ...'ya sattıklarını, ...'nın da bu taşınmazı 01.02.2010 tarihinde müvekkiline sattığını, taşınmazda uzun yıllardır devamlı ziraat yapıldığını, taşınmazın kuzey, güney ve batısında ... arazileri, doğusunda yol bulunduğunu, davasız ve aralıksız olarak 60 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla müvekkili ile taşınmazın önceki malikleri tarafından kullanıldığını belirterek, dava konusu taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun)
713 üncü maddesi uyarınca müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, davacı yararına mülkiyeti kazanım şartları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu edilen ve tescil harici bırakılan İzmir ili Kemalpaşa ilçesi ... köyü, Kırma mevkiinde bulunan 11.10.2018 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 535,60 metrekarelik taşınmazın meyve bahçesi vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, dahili davalılar Orman İdaresi ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın tapusuz taşınmaz tescili davası olması nedeniyle, yasal hasım olan Hazine, Belediye, Büyükşehir Belediyesi ve Orman İdaresine yönelik görülmesinin gerekli ve yeterli olduğu, mahkemece taşınmazın eski malikleri olan ..., ..., ... ve ...'nın davaya dahil ettirilmesinin usulüne uygun olmadığı, bununla beraber söz konusu kişilerin davaya dahil edilmesinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve belirtilen dahili davalı şahıslar aleyhine hüküm kurulmadığı anlaşıldığından,
kendilerine husumet düşmeyen dahili davalı şahıslara yönelik davanın görülmesinin sonuç itibarıyla esasa etkili görülmediği ve söz konusu usul hatasının Dairece dikkate alınmadığı belirtilmiş, taşınmazda zilyetlik süresinin önceki kullanıcılarıyla birlikte eklemeli olarak yasada belirtilen 20 yılı aştığı, taşınmazın zilyetlikle iktisap edilebilir yerlerden olduğu, bu itibarla davacı yararına 4721 sayılı Kanun'un 713/1 ve Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 inci maddelerinde belirtilen olağanüstü zamanaşımıyla mülkiyeti kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili, istinaf dilekçesinde belirtmiş oldukları gerekçelerin cevaplandırılmadığını, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisap edilemeyeceği hususunun fotoğraflar ile ortaya konulduğu halde İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadığını, davada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla tescil şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Dahili davalı ... İdaresi vekili, eksik ve yetersiz incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, taşınmazın niteliğinin ne şekilde göründüğü, orman ya da orman içi açıklık olup olmadığının belirlenmediğini, taşınmazın Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tespit ve tescil harici bırakıldığı belirlendiğinden, bu tür yerlerin herhangi bir şekilde sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağını, davada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla tescil şartlarının oluşmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Dahili davalı ... Başkanlığı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı tespitlere dayandığını, olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap koşulları oluşmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili, dahili davalı ... İdaresi vekili ile dahili davalı ... Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3337, K. 2025/68, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama