İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3365 K.2025/3884

Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kanun'un 22/2.a maddesi çalışmaları ile birlikte 3402 sayılı Kanun'un 4. maddenin 13. fıkrası gereği yapılan düzeltme çalışmasında konulan "Taşınmazın tamamı tescilli orman sınırı içinde kalmaktadır." şerhinin iptali…

Esas2023/3365Karar2025/3884Tarih21 Mayıs 2025Okuma7 dk · 1.300 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/3365 E., 2025/3884 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mayıs 2025
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/357 E., 2023/340 K.
İlk derece mahkemesi
Antalya Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2020/309 E., 2021/647 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.300 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kanun'un 22/2.a maddesi çalışmaları ile birlikte 3402 sayılı Kanun'un 4. maddenin 13. fıkrası gereği yapılan düzeltme çalışmasında konulan "Taşınmazın tamamı tescilli orman sınırı içinde kalmaktadır." şerhinin iptali istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle; ...Mahallesi 1594 parsel sayılı taşınmaz ortak muris ...adına portakal bahçesi vasfıyla kayıtlı iken vefatı üzerine veraseten adlarına intikal etmesi suretiyle müvekkillerin mülkiyetine geçtiğini, taşınmazın orman vasfıyla hiçbir ilgisi bulunmamasına karşın 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesi kapsamında yürütülmüş olan güncelleme kadastrosuna ilişkin itiraza konu kadastro tutanağının ilan cetvelinin M.

Gayri Aynı Haklar, Şerhler, Beyanlar, Rehinler sütununda, “Taşınmazın tamamı tescilli orman sınırı içinde kalmaktadır.” şeklinde taşınmaz yönünden esaslı kısıt yaratan bir şerh düşüldüğünün görülmesi nedeniyle itiraz başvurusunda bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu, uyuşmazlığa konu olan 1594 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanın 1976 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanun'la Değişik 2. maddesinin (B) bendi kapsamında yapılan orman kadastrosu çalışması sonucunda orman sınırları içerisinde bırakıldığını ancak müvekkillerinin ortak murisi olan ...ve diğer paydaşlarınca açılan dava sonucunda,

Danıştay'ın 1981/425 Esas, 1984/1342 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenmiş olan bilirkişi raporu doğrultusunda orman sınırları dışına çıkarılması gereken yerlerden olduğu sonuca varılarak aksi yönde tesis edilmiş olan davalı idare işleminin iptaline karar verildiğini, taşınmazı kapsayan bölgede 1982 yılında 3402 sayılı Kanun kapsamında normal kadastro çalışması yapıldığını ve 1594 sayılı parselin bulunduğu alanın hemen bitişiğindeki 355 parsel sayılı orman parseliyle birlikte ve aynı parsel numarası ile orman vasfı ile Hazine adına tespitte bulunulduğunu,

ancak bu defa da yine ortak muris ...ve diğer paydaşlarının açtıkları kadastro tespitine itiraz davası sonucunda, Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 30.06.1988 tarihli ve 1984/1170 Esas, 1988/158 sayılı Kararı ile taşınmazın 5077 m²'lik kısmına ayrı bir parsel numarası verilmesi suretiyle tapuya tesciline karar verilerek anılan karar Yargıtay'ca da temyiz safhasında onanması yoluyla kesinleşmiş olduğunu, müvekkillerin ortak murislerine ait olan Şubat 1328 tarihli ve 176 numaralı kök tapunun 73.520 m²'lik yüzölçümüne kapsam verilmesine ilişkin Kemer Kadastro Mahkemesi'nin 20.07.2007 tarihli ve 2006/2 Esas, 2007/11 Karar sayılı kararı ile;

daha önce yargı kararı ile tapuya bağlanan 5077 m² alanlı 1594 sayılı parselin kök tapunun tanımladığı sınırlar içerisinde kaldığından bahisle ...'ın 19.750 m² olan tapudaki payından 5077 m²'lik kısmı düşülerek kalan 14.493 m²'lik payının tapuya tesciline karar verildiğini, dolayısıyla 1594 sayılı parselin mülkiyeti kazandırıcı zamanaşımı veya 2/B satış vb. bir yolla kazanılmadığını, doğrudan kök tapunun sınırları içerisinde kaldığı ve tapunun kayıt yüzölçümünden düşülmesi suretiyle kazanıldığını ileri sürerek, ................

Mahallesi 1594 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “taşınmazın tamamının tescilli orman sınırı içinde kalmaktadır” şeklinde şerh düşülmesi yolundaki kadastro tespitine yapılan itirazın kabulüne, söz konusu şerhin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken yerlerden olduğunu, dava konusu taşınmazın orman olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin zilyetlik, vergi kaydı vb. yollarla kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; Kadastro Müdürlüğü hasım gösterilerek açılan davanın husumetten reddinin gerektiğini, dava konusu edilen taşınmazların yüzölçümünde meydana gelen eksilmenin hangi taşınmazlardaki artıştan kaynaklandığının tespit edilerek davanın o taşınmazların maliklerine yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmada taşınmazın Devlet orman sınırı içerisinde kaldığı, 1976 - 1980 yıllarında 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile Değişik 2. madde çalışmalarında dava konusu taşınmazın orman sınırı içerisinde kaldığı,

davacılar murisi tarafından dava açılarak Danıştay 8. Dairesinin 1981/425 Esas, 1984/1342 Karar sayılı ilamı ile 2096, 2097, 2099, 2100 poligon noktaları ile çevrili alanın orman niteliğini 15.10.1961 tarihinden önce kaybettiği gerekçesiyle davaya konu alanın orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verildiği, dava konusu taşınmazın Antalya Kadastro Hakimliğinin 1984/1170 Esas 1988/158 Karar sayılı ilamı ile Göynük 355 parselden ifraz ile davacıların murisi adına tesciline karar verildiği, yine Kemer Kadastro Mahkemesi'nin 2006/2 Esas, 2007/11 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın komşu 338 ve 359 parsele ilişkin karar verildiği,

dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1990 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile Değişik 2/B madde kapsamında yapılan çalışma sonucu taşınmaza P.XXXVI no.lu 2/B parsel numarası verildiği, teknik bilirkişi raporu ile dava konusu parsel hakkında 3402 sayılı Kanun'un 4/13 madde çalışmalarının Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı ve taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği ve davacının davasının sübut bulduğu ..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile;

dava konusu ...Mahallesi 106 ada 16 (Eski 1594) parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun’un 22/2-A maddesi uyarınca düzenlenen kadastro güncelleme tutanağının beyanlar hanesindeki: "Taşınmazın tamamı tescilli orman sınırı içinde kalmaktadır." şerhinin iptaline, taşınmazın 106 ada 16 parsel sayısı ve 5191.56 m² yüzölçümü ile Tapuya Tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı ... vekili ile davalı ...

İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; "... taşınmazın öncesi incelendiğinde parselin orman içinde bırakılmasına yönelik işlemin ilk olarak Danıştay'ın 1981/425 Esas, 1984/1342 Karar sayılı kararıyla iptal edildiği,

bu karara rağmen çekişmeli taşınmazın yine orman olarak tespiti yapılan 355 parsel içinde Hazine adına tespitinin yapıldığı ve davacılar murisi ...ve Orman İdaresinin taraf olduğu Antalya Kadastro Mahkemesinin 1984/1170 Esas, 1988/158 Karar sayılı ilamıyla yukarıda sözü edilen Danıştay kararına da atıfla 355 parselin (B) harfi ile gösterilen 5077 m² yüzölçümündeki bölümünün tespitinin iptali ile davacılar murisi adına tapuya tesciline karar verildiği,

bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek 17.09.1993 tarihinde kesinleştiği ve çekişmeli 1594 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, buna karşın güncelleme sırasında taraflar arasında kesin hüküm niteliğinde bulunan Mahkeme kararına aykırı olarak taşınmazın orman olduğuna ilişkin şerh verilmesinde isabet bulunmadığı, hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davalı ...

İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı ... temyiz başvuru dilekçesinde; yapılan çalışmaların ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağını, tapuya tescil edilmesinin bu niteliğini değiştirmeyeceğini ve özel hukuk kurallarının bağlı olduğu kanunlara tabi tutulamayacağını, kazandırıcı zamanaşımı yada başka bir yolla edinilemeyeceğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... İdaresi vekili temyiz başvuru dilekçesinde; taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, ormanların özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, kazandırıcı zamanaşımı ile kazanılamayacağını, yapılmış bütün çalışmaların kanun ve yönetmeliklere uygun olarak yapıldığını, salt Kadastro Mahkemesi ilamının gerekçe gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini, bahsi yapılan karar kesinleşmiş olsa dahi, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan bir yere ilişkin olarak verilen yargı ilamının yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan davalı ... Müdürlüğünden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3365, K. 2025/3884, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3365
Karar No
2025/3884
Tarih
21 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/3366 K.2025/10107
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3366 K.2025/10353
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/3367 K.2025/9061
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/3368 K.2025/9055
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3369 K.2025/9745
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/3369 K.2025/9051

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.