KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3390 E., 2025/6673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/519 E., 2022/1043 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/1025 E., 2018/55 K.
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 4 12... , 2, 3, 4, 4 13... , 4 86... , 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı sırasıyla 348,51 m², 349,10 m², 329,07 m², 387,47 m², 199,56 m², 190,25 m², 273,63 m², 360,05 m², 221,76 m², 233,51 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve sırasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 4 12... , 2, 3, 4, 4 13... , 4 86... , 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların müvekkillerinin müşterek murisinden intikal ettiği ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğu iddiasına dayanarak, ... mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "taşınmazların tespit tarihi ve öncesinde ekonomik amaca uygun kullanım bulunan taşınmazlardan olmadığının belirlendiği, bir kısım ifadelerde dava konusu taşınmazların davacıların murisi ... ve davalıların murisleri olan ...'ın kardeşleri tarafından kullanıldığı belirtilse de bu kullanımın 1970 yılına kadar sürdüğü ve davalıların 1990 yılından sonra kullanılmaya başlanıldığı'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3390, K. 2025/6673, 28 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama