Davacı ... İdaresi, ...
Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 sayılı Kanun) sayılı Kanunla değişik hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, 101 ada 1 parsel sayılı orman niteliğindeki taşınmazın sınırlandırılıp Hazine adına tesbit tutanağı düzenlenerek 30 günlük kısmî ilâna çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik ve ekli inceleme tutanağında OS noktaları gösterilen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu halde orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek,
taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmış, davaya konu yerler hakkında 110 ada 1 ve 47, 111 ada 1, 2, 3, 4, 6, 7, 11 ve 114 parsel numarası verilip, kadastro mahkemesinde davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tutulan tutanak asılları Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Davacı ... İdaresince 28.01.2009 günlü dilekçeler ile Kadastro Mahkemesinde davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılan 110 ada 1, 111 ada 1, 2, 3, 4, 6, 7, 11 ve 114 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, zilyet olduğu belirlenen gerçek kişilere husumet yöneltilerek ayrı ayrı dava açılmıştır.
Mahkemece, tüm davalar birleştirildikten sonra yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazlardan 101 ada 1, 111 ada 1, 110 ada 1 ve 47 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, 111 ada 2 ve 11 sayılı parselin ... ..., 111 ada 3 ve 6 sayılı parselin Besire ..., 111 ada 4 ve 7 sayılı parselin ... ..., 111 ada 114 sayılı parselin ... ... adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi tarafından (111 ada 2, 3, 4, 6, 7, 11 ve 114 sayılı parsellere yönelik) ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.2.2013 tarihli ve 2012/11816 Esas, 2013/1688 Karar sayılı kararıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Düzeltilerek onama kararının verilmesinden sonra, davalı ... vekili 25.01.2016 tarihli dilekçesiyle müvekkiline "Armutlu Köyü/TRABZON" adresinde yapılan tüm tebligatların geçersiz olduğu iddiasıyla 110 ada 47 parsel yönünden hükmü temyiz etmiş, mahkemece hükmün kesinleşme şerhi iptal edilerek dosya Yargıtaya gönderilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.10.2016 tarihli ve 2016/ 3721 Esas, 2016/9515 Karar sayılı ilamıyla, davalı ...’a yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı böylelikle davalının savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle 110 ada 47 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiş,
mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 110 ada 47 parsel yönünden davanın kabulüne, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; kararın, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 09.06.2020 tarihli ve 2020/1356 Esas, 2020/1713 Karar sayılı kararı ile "taşınmazın orman vasfında olup olmadığı, orman vasfında değil ise davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususundaki araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde;
dava konusu 110 ada 47 nolu parselin (yeni parsel no: 4045/47) evveliyatında orman vasfında olduğu, civarındaki ormanlar ile bütünlük arz ettiği, aktüel durumunda parselin üzerinde fındık plantasyonlarının yer aldığı ve findık bahçesi olarak kullanıldığı, ancak orman sayılan yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, ziraat bilirkişi raporunda her ne kadar taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının 45-50 yaşlarında olduğu yönünde değerlendirmede bulunulmuş ise de, dosyaya sunulan ek raporda;
fındık ağaçlarının yaşı hususundaki değerlendirmenin tahmine dayalı soyut bir değerlendirme olduğunun, ilgili taşınmazın hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede 1977 ve 1982 hava fotoğraflarında dava konusu parsel üzerinde orman örtüsünün net biçimde göründüğünün beyan edildiği gerekçesiyle, 110 ada 47 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın kabulüne, Trabzon ili Merkez ilçesi Armutlu Köyü, Camii Mahallesi Mevkii 110 ada 47 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun ile değişik hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman sınırı dışında bırakılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.