KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3703 E., 2024/6496 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/137 E., 2023/439 K.
- Dava tarihi
- 16.03.2022
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/109 E., 2022/394 K.
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili davalı ... aleyhine açtığı davada, mahkeme ilamı ile işçilik haklarının hüküm altına alınması üzerine ilamdaki alacak kalemlerinin ödenmesi için icra takibi başlattıklarını, ancak borçlu derneğin 31.05.2019 tarihli genel kurul toplantısında feshine karar verildiğini, ... Spor Kulübü Derneğinin ihyasını sağlamak maksadıyla icra müdürlüğünce verilen yetki ve süreye ilişkin olarak eldeki davayı açtıklarını ileri sürülerek derneğin ihyasına karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, açılan davada davalı gösterilen Ankara Valiliğinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davalının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriğine, iddia ve savunma ile toplanan delillere, kararın dayandığı hukuka uygun gerektirici nedenlere, mevcut deliller mahkemece değerlendirilerek takdir edildikten sonra karar verildiğine, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına, genel kurul kararı ile feshedilen ...
Spor Kulübü Derneğinin ihyası istemli davada, davalı sıfatı, ihyası istenilen derneğin feshine karar verilen 31.05.2019 tarihli genel kurul toplantısında seçilen son yönetim kurulu üyelerinden ..., ... ... ve ...’den oluşan üç kişilik tasfiye kuruluna ait olup, davalı olarak husumet yöneltilen Ankara Valiliğinin açılan davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, ihyası istenilen derneğin feshine karar verildiğinin ve adı geçen kişilerin tasfiye kuruluna seçildiklerinin dava dilekçesi ekinde sunulan 31.05.2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağından anlaşıldığı, söz konusu toplantı tutanağının ...
İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü’nün 08.02.2021 tarihli yazısı ekinde Ankara 23. İcra Müdürlüğüne gönderildiği, adı geçen kişilerin tasfiye kuruluna seçildiklerinin dava açıldığı tarihte davacı tarafça bilindiğinin kabulü gerektiği, davanın adı geçen kişilere husumet yöneltilerek açılması gerekirken Ankara Valiliğine husumet yöneltilerek, diğer bir anlatımla yanlış hasma yöneltilerek açıldığı,
ne var ki az yukarıda açıklanan nedenlerle, davada Ankara Valiliğinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığına göre, mahkemece açıklanan hususlar belirlenmek ve benimsenmek suretiyle yazılı şekilde davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, dernek genel kurul kararı ile feshedilen dernek aleyhine işçilik alacağına dayalı ilamlı icra takibine istinaden Valilik aleyhine açılmış olan derneğin ihyası istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3703, K. 2024/6496, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama