KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3728 E., 2025/1771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/13 E., 2023/52.
- Dava tarihi
- 16.07.2023
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında, Antalya ili Kemer ilçesi Ulupınar köyü 131 ada 2 parsel sayılı 897,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ...'nun kullanımında bulunduğu, 3. derece doğal sit alanı olduğu" yazılmak suretiyle tarla niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Kemer ilçesi Ulupınar köyü 131 ada 2 parselin öncesinin 397 nolu parselden geldiğini, Ulupınar köyü 397 sayılı parselin ise Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı ilamıyla orman olarak tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline ve beyanlar hanesindeki muhtesat ve kullanıcı şerhlerinin silinmesine, davalıların elatmasının önlenmesine ve üzerinde bulunan muhtesatların kal'ine karar verilmesini istemiş ve yargılama sırasında el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinden feragat etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen tapu iptali ve tescil istemli dava yönünden davanın kabulü ile şerhlerin terkinine, davacının elatmanın önlenmesi ve kal' talebinin reddine ilişkin ilk hüküm, davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/277 Esas, 2016/139 Karar sayılı ilamıyla; "... davacı ...
İdaresinin dayandığı Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kararında 397 parselin orman niteliğiyle tesciline karar verilmiş ise de parselin tamamının davalı olmayıp bir bölümünün dava konusu olduğu açıklanarak, dava konusu taşınmazın söz konusu bölümde kalıp kalmadıklarının, şayet bu bölümde kalmıyorsa 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalıp kalmadıklarının belirlenmesi.
6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına konu edilen alanda yer almakta ise, eylemli orman olup olmadığının araştırılması, eylemli orman olması halinde Orman İdaresince orman olarak tahsisinin idareden talep edilebileceği gibi dava yoluyla da orman olmasını isteyebileceğinin gözetilmesi, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına konu edilmeyen alanda olup, aynı zamanda 397 parsel kapsamında kalıyorsa, tapusunun iptali ile yetinilerek tescil hükmü kurulmaması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda verilen, davacı ... İdaresinin tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının reddine, el atmanın önlenmesi ve kal istemlerine yönelik davası hakkında feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin önceki hüküm, davacı ...
İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/4162 Esas, 2021/4054 Karar sayılı ilamıyla; "... dosya kapsamından 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B madde uygulama haritası ile 2007 yılında 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan fennî hataları düzeltme işlemine ilişkin harita arasında çelişki bulunduğu, usulünce tüm orman çalışmalarının uygulanarak,
4999 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin, tutanaklarla tahdit haritasının çelişmesi hâlinde, haritanın tutanaklara göre düzeltilmesi işleminden ibaret olduğu ve düzeltme işleminin kesinleşen tahdide aykırı olamayacağı, kesinleşen tahdidi hukukî yollar hariç hiçbir merci ve makam değiştiremeyeceğinden, 6831 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi hükümlerine uyulmadan orman kadastro komisyonunun yaptığı düzeltme işleminin geçerli olmayacağı gözetilerek, dava konusu taşınmazın söz konusu bölümde kalıp kalmadığı, şayet bu bölümde kalmıyorsa orman dışına çıkarılan alanda kalıp kalmadığının belirlenmesi,
6831 sayılı Kanun' un 2/B madde uygulamasına konu edilen alanda yer almakta ise, eylemli orman olup olmadığının araştırılmaı ve eylemli orman olması halinde Orman İdaresince orman olarak tahsisinin idareden talep edilebileceği gibi dava yoluyla da orman olmasının istenebileceği ..." gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı ... İdaresinin Antalya ili Kemer ilçesi Ulupınar Mahallesi 131 ada 2 parsel sayılı 897,17 metrekare taşınmaz yönünden açmış olduğu davanın reddine, meni müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... idaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...
İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3728, K. 2025/1771, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama