KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3854 E., 2025/1726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/41 E., 2023/70 K.
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... İdaresi vekili ile davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
... ili ... ilçesi ... köyü, 226 ada 9 parsel (eski 1742 parsel) sayılı taşınmaz, 8.460 m² yüzölçümüyle ve fındık bahçesi vasfıyla, 226 ada 10 parsel (eski 1741 parsel) sayılı taşınmaz ise 4.710 metrekare yüzölçümüyle ve fındık bahçesi vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.
Orman İdaresi tarafından, dava konusu taşınmazların orman vasfında olduğu açıklanarak, tespitlerin iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine, taşınmazların ... adına tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı ... İdaresi vekili ile davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
1. Davacı ... İdaresi vekilinin 226 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...
İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. a) Davacı ... İdaresi vekilinin 226 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
b) Davalılardan ...'ın 226 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava konusu 226 ada 10 parsel sayılı taşınmaz kadastro işlemleri sırasında ... adına tespit edilmiş, daha sonra ...’a, ...’ın ölümü ile de mirasçılarına intikal etmiş, yargılama sırasında yapılan keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişiler de 226 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ...’a ait olduğunu beyan etmişlerdir.
Hal böyle olunca dava konusu 226 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken her iki taşınmazın da ... adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3854, K. 2025/1726, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama