KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3859 E., 2025/1172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/342 E., 2023/627 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/16 E., 2022/62 K.
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili Ayaş ilçesi ... Mahallesi 101 ada 300 (eski 4207) parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri ve paydaşları adlarına tapuda kayıtlı olduğunu, yapılan orman kadastrosu sırasında tapulu taşınmazın orman sınırları içine alındığını, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek, orman sınırlaması işleminin iptaline ve taşınmazın davacılar ve diğer paydaşları adlarına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sırasında taşınmazın (A) rumuzu ile gösterilen bölümün orman sınırları içinde kaldığı, hak düşürücü süre dolduktan sonra kesinleşen orman tahdidi içinde kalan taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılamayacağı ..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;
"... çekişmeli yere ilişkin 1940 yılında yapılan orman kadastrosunun dava tarihi itibarıyla çoktan kesinleştiği, 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca yapılıp 22.01.2020 tarihinde ilan edilen aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında davalı yere ilişkin orman kadastrosu yapılmadığı ilk orman kadastrosunun aplikasyonu yapılarak çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile işaretlenen kesiminin orman sınırları içinde bırakıldığı,
bu durumda orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü süre dolduktan sonra çekişmeli taşınmazın tahdit içinde kalan kesiminin orman sınırları dışına çıkarılması isteğiyle açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, yine kesinleşen orman tahdidi dışında kalan yere ilişkin davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının olmadığı,
tahdit dışında kalan kesim yönünden davanın kabulü yönünde hüküm kurulamayacağı belirtilerek İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3859, K. 2025/1172, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama