İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/398 K.2023/5805

...

Esas2023/398Karar2023/5805Tarih2 Kasım 2023Okuma12 dk · 2.346 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/398 E., 2023/5805 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Kasım 2023
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.346 kelime·12 dk okuma·16 bölüm

...

MAHKEMESİ

... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI

2022/261 E., 2022/2949 K. VEKİLİ : Avukat ... VEKİLİ : Avukat ... DAVA TARİHİ : ...

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ

Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI

2020/61 E., 2021/343 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2011 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan, tapuda davacıların murisi ... adına kayıtlı bulunan eski 69 parsel ... ve 5.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 181 ada 40 ... parsel olarak ve 5.515,76 metrekare yüzölçümüyle, tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 68 parsel ... ve 4.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 181 ada 39 ... parsel olarak ve 4.474,17 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir.

2. Asıl dosyada davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında taşınmazlarının sınırlarının kaydırıldığını, davacıların murisi ... 'a ait ... ada 40 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalıya ait taşınmazdan kaynaklandığını açıklayarak kadimden beri müvekkillerince kullanılan ve hatalı olarak davalı adına tescil edilen kısmın tapusunun iptali ile miras hisseleri oranında müvekkilleri adına tescilini istemiştir.

3. Birleşen dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; asıl dosya dava dilekçesindeki aynı gerekçelerle kadimden beri müvekkillerince kullanılan ve hatalı olarak davalı adına tescil edilen kısmın tapusunun iptali ile miras hisseleri oranında müvekkilli adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli 181 ada, 39 parsel ... taşınmazın 13.11.2016 tarihinde müvekkili tarafından satın alındığını, ancak kullanılmadığını, sınır kayması olduğu iddia edilen taşınmaz üzerinde müvekkili tarafından tarımsal faaliyet yapılmaya başlandığında, tapu kaydında 4.500,00 metrekare görünen taşınmazın kullanım alanının çok daha dar olduğununun görüldüğünü ve ölçüm yaptırıldığını, davacılara ait olan 40 parselden müvekkilinin taşınmazına kayma olduğunu tespit ettiğini, bu kısım için müdehalenin men'i ecrimisil talepli dava açacaklarını,

müvekkilince Harita Kadastro Mühendislik Bürosuna aldırılan aplikasyon krokisinin iddialarını doğruladığını, müvekkilince kendi arazi sınırının da bu haritaya göre belirlendiğini, davacıların bu kısım üzerinde hak iddia edemeyeceklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/290 Esas, 2019/86 Karar ... kararında "dava konusu edilen yedin 2011 yılında yapılan kadastro yenileme çalışmaları sırasında davalı taraf tapu kaydına dahil edilmediği, 1982 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dahil edildiği,

raporun eki 1 nlu krokide gösterilen şekilde davalı tarafa ait ... parsel nolu, 4.474,17 m2 yüzölçümlü, tarla vasıflı taşınmazın öncelikle A ile gösterilen 3.719,57 m2' lik ve B ile gösterilen 754,60 m2' lik iki kısma ayrılması gerekeceği, sonrasında ise yeni oluşan A ile gösterilen taşınmazın davalının uhdesinde bırakılıp,

yeni oluşan ve sarı boyalı B ile gösterilen taşınmazın davacılar adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tescil edilmesi gerekeceğinin tespit edildiği" gerekçesiyle davacıların davasının ayrı ayrı kabulü ile ... parsel ... taşınmazın dosyada bulunan fen bilirkişisi ...' a ait 10.12.2018 tarihli raporda (39/B) ile gösterilen 754,60 m²' lik kısmın tapu kaydının ifrazen iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine ...

Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 20.01.2020 tarihli , 2019/1158 Esas, 2020/127 Karar ... kararı ile "delillerin tamamı toplanmadan ve belirtilen şekilde uygulama yapılmadan teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ayrıntılı rapor ve haritalar alınmadan hüküm tesis edildiği" gerekçesiyle kaldırıldığı ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "kaldırma öncesi verilen karardaki gerekçelere dayanılarak,

davacıların davasının ayrı ayrı kabulü ile,... ada, 39 parsel ... taşınmazda dosyada bulunan fen bilirkişisi ...'a ait 22/06/2021 havale tarihli raporda sarı taralı olarak B ile gösterilen 756,13 m² lik kısmın tapu kaydının ifrazen iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli 2018/290 Esas, 2019/86 Karar ... kararında "dava konusu edilen yedin 2011 yılında yapılan kadastro yenileme çalışmaları sırasında davalı taraf tapu kaydına dahil edilmediği, 1982 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dahil edildiği,

raporun eki 1 nlu krokide gösterilen şekilde davalı tarafa ait ... parsel nolu, 4.474,17 m2 yüzölçümlü, tarla vasıflı taşınmazın öncelikle A ile gösterilen 3.719,57 m2' lik ve B ile gösterilen 754,60 m2' lik iki kısma ayrılması gerekeceği, sonrasında ise yeni oluşan A ile gösterilen taşınmazın davalının uhdesinde bırakılıp,

yeni oluşan ve sarı boyalı B ile gösterilen taşınmazın davacılar adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tescil edilmesi gerekeceğinin tespit edildiği" gerekçesiyle davacıların davasının ayrı ayrı kabulü ile ... parsel ... taşınmazın dosyada bulunan fen bilirkişisi ...'a ait 10/12/2018 tarihli raporda (39/B) ile gösterilen 754,60 m²' lik kısmın tapu kaydının ifrazen iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine ...

Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 20.01.2020 tarihli 2019/1158 Esas, 2020/127 Karar ... kararı ile "delillerin tamamı toplanmadan ve belirtilen şekilde uygulama yapılmadan teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ayrıntılı rapor ve haritalar alınmadan hüküm tesis edildiği" gerekçesiyle kaldırıldığı ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma öncesi verilen karardaki gerekçelere dayanılarak,

davacıların davasının ayrı ayrı kabulü ile ,... ada, 39 parsel ... taşınmazda dosyada bulunan fen bilirkişisi ...'a ait 22/06/2021 havale tarihli raporda sarı taralı olarak B ile gösterilen 756,13 m² lik kısmın tapu kaydının ifrazen iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme dayanak bilirkişi raporlarına karşı taraflarınca itiraz edildiğini, alınan raporların Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen hususları içermediğini, raporların son derece yetersiz olduğunu ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, söz konusu raporların kaldırma kararından önceki tarihli bilirkişi raporlarının adeta tekrarı olduğunu, eksik ve yetersiz bilirkişi raporlarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını ve bu nedenle ek rapor alınması gerektiği belirtildiği halde mahkemece talebin reddedilerek davanın kabulü yönünde karar vermesinin hukuk ve usule aykırı olduğunu,

yerel mahkemenin sadece keşif yaptığını, keşif dışında hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığını, tapulamanın yapıldığı 1981 yılından dava tarihi 2016 yılına kadar geçen yaklaşık 35 yıllık sürede tapulamada kesinleşen sınırlara karşı da herhangi bir dava açılmadığını, dava tarihi itibariyle hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, doğruluğu sabit olan paftadaki parsel sınırının iptal edilmesi ve 2006 yılında müvekkilice satın alınan tapunun davacılar adına tescil edilmesi kararının hukuka aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri,3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesi.

3. Değerlendirme Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir.

Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta;

bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır.

Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.

İlk Derece Mahkemesince, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "... " sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmesi,

temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir.

Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir.

Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişilerine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden,

taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir.

Teknik bilirkişilerinden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği,

uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır.

Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir.

Fen bilirkişileri haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir.

Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince,çekişmeli taşınmazlar arasında bulunan doğal sınırın 1977 tarihli ortofotoda görülmemesi nedeniyle tapulama çalışmalarında dikkate alınmadığı, 1984 tarihli hava fotoğrafında görülen patika yolun çekişmeli taşınmazlar arasında sınır olarak görüldüğü, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda B harfi ile belirtilen 756,13 metrekarelik kısmın ifrazen ayrılarak davacılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; dava konusu taşınmazlara ait ada raporları, uygulama tutanakları, ölçü ve sınırlandırma krokileri ilgili yerlerden temin edilmediği gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda az yukarıda izah edildiği hususları içeren çakıştırma yapılmamış, gerek 2016 yılında gerekse 2018 ve 2021 yıllarında yapılan keşiflerde yerel bilirkişi beyanları alınmamıştır.

Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.

Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, yukarıda belirtilen belgelerden eksik olanların dosya arasına getirilmesi sağlanmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra da mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile harita ya da jeodezi mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosu sırasında zeminde mevcut olup halen varlığını sürdüren doğal ya da yapay sabit sınırlarının bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosundaki sınırlarının neresi olduğu,

bu sınırlarda zaman içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişkiler oluştuğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkiler giderilmeli, sınır ihtilafı olmuş ise taşınmazlar arasındaki sınırlar ve taraf gösterimleri, eldeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi, tanık beyanları dikkate alınarak varsa hataların nereden kaynaklandığı, belirlenmeye çalışılmalı, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar teknik bilirkişilere harita üzerinde işaretlettirilmeli, üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan;

yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması istenmeli, ayrıca taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösteren, krokili, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir.

Öte yandan; dava uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkin olup Mahkemece tapu iptal ve tescil hükmü kurulması da doğru değildir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/398, K. 2023/5805, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Sayısı
  5. İlk Derece Mahkemesi
  6. Sayısı
  7. I. Dava
  8. II. Cevap
  9. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  10. IV. İstinaf
  11. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  12. B. İstinaf Sebepleri
  13. C. Gerekçe ve Sonuç
  14. V. Temyiz
  15. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  16. B. Temyiz Sebepleri
  17. C. Gerekçe
  18. VI. Karar
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/398
Karar No
2023/5805
Tarih
2 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/399 K.2023/7585
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/400 K.2023/6830
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/401 K.2023/6829
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/402 K.2023/5992
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/404 K.2023/8554
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/404 K.2023/7172

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.