KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/4235 E., 2025/6391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1087 E., 2023/1060 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/582 E., 2022/72 K.
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı Orman İdaresi vekili tarafından kararın temyizi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
1970 yılında yapılan tapulama çalışması sonucunda dava konusu 1246 parsel sayılı 42.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ve tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir.Bölgede 1996 yılında yapılan imar uygulaması sonucunda taşınmaz, 3 61... parsel numarasıyla ve 34984,46 metrekare yüzölçümlü olarak sınırlandırılmıştır.Taşınmaz bilahare, davalı şirkete satılarak vasfı dört yıldızlı 242 odalı otel ve tatil köyü olarak değiştirilmiştir.
Davacı Orman İdaresi vekili 16.02.2016 tarihli dava dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın bölgede yapılıp kesinleşen Orman Kadastrosuna göre orman sınırları içinde kaldığını belirterek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir. Şöyle ki; dosya içerisinde 3 ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmasına rağmen, olup raporların tamamı birbirinden farklı olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda dahi orman bilirkişilerince ittifak sağlanamamış, bir orman mühendisi bilirkişisi rapora katılmamıştır. Bundan ayrı olarak, dosya içinde yer alan belgelerden bölgede 1965, 19 87... yıllarında yapılan orman çalışması olduğu anlaşılmaktadır.
Bilirkişi heyetince, 1987 yılında yapılan çalışma aplikasyon çalışması olarak nitelenmiş ise de bu çalışmaya ait sonuçlandırma tutanağı incelendiğinde, bu çalışmanın daha önce sınırlaması yapılmayan yerlerdeki orman kadastro çalışması vasfında olduğu ve komisyonun Orman Kadastrosu yapmakla yetkili olduğu anlaşılmıştır.Ayrıca tüm bu çalışmalara ait işe başlama, çalışma ve sonuçlandırma tutanakları getirtilmediğinden bilirkişi raporu da denetlenememektedir.
O halde İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1965,19 87... yıllarında yapıldığı anlaşılan çalışmalara ilişkin tüm işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 - 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, Orman Kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli;
tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli, çelişki bulunmakta ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4235, K. 2025/6391, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama