KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/424 E., 2024/6703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/664 E., 2022/1051 K.
- Dava tarihi
- 04.10.2012
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/20 E., 2022/36 K.
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Tarım Kredi Kooperatif vekili ve davalı ...'ın kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, hükmen kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu Amasya ... ... köyü 167 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapuda tarla vasfı ile davalı adına kayıtlı olduğu, tapuda ..., ..., ... ait haciz şerhleri ile ... Tarım Kredi Kooperatifine ait ipotek bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Amasya- ... ... köyünde kain eski 482 yeni 167 ada 9 parsel sayılı, davalıya ait taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığını, orman içinde kaldığına dair yenileme çalışmasının askı ilanından sonra kesinleştiğini, bu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Yapılan yargılamada, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastro ve 2/B çalışmaları yapılarak ilân edilmesi nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü anlaşıldığından Mahkemece 17.04.2013 tarihli ara karar ile tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın tefrik edilmesine karar verilerek, yargılamaya orman kadastrosuna itiraz davası yönünden devam edilmiş, orman kadastrosuna itiraz davasında mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Eldeki dava, tefrik edilerek esasa alınan, Kadastro Mahkemesince orman sınırlarına dahil olduğu tespit edilerek kesinleşen kısmın tapu iptal ve tescil davasına ilişkindir.
Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne ve 167 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 26.12.2019 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfiyle gösterilen, 7.920,66 m2 lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince; taşınmazın tapu kaydında bulunan haciz şerhleri ve ipotek sahiplerine husumet yöneltmeden davanın açıldığı, mahkemece taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği ayrıca taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdidi içinde kalıp kalmadığı hususu değerlendirilmediği gerekçesiyle kararının kaldırıldığı, yeniden yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne taşınmazın tamamının (10.470 m²) davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Davalı vekilince karar istinaf edilmiş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesince.
Yargıtay temyiz denetiminden geçerek kesinleşen Amasya Kadastro Mahkemesinin 17.04.2015 tarih ve 2015/3-2015/7 E.K. sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 7920,66 m2 alanın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek orman sınırları içine alınmış olmasına göre yapılan değerlendirmede, çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdid sınırları içerisinde yer aldığı anlaşıldığından Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından, bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen alanın 2/B sınırları içinde kaldığı belirtildiği, ayrıca tapu kaydında şerh olmadığı halde Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddeye rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle verilen kararın bozulması talebiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/424, K. 2024/6703, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama