KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/4327 E., 2025/3480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/355 E., 2023/92 K.
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Temyize konu 121 ada 31 ve 103 ada 5 no.lu parsellere yönelik dava ilk olarak Siirt Kadastro Mahkemesinde 30.01.2015 havale tarihli dilekçe ile uygulama kadastrosuna itiraz davası olarak açılmış. Mahkemece 20.08.2015 tarihli karar ile asliye hukuk mahkemesinin görevli olması sebebi ile görevsizlik kararı verilmiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşerek dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 27.01.2016 tarihli ve 2015/477 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararıyla karşı görevsizlik verilmiş; bu karar da temyiz edilmeksizin kesinleşmiş; dosya yargı yeri belirlenmesi için Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Dairenin 21.11.2016 tarihli ve 2016/11270 Esas, 2016/10934 Karar sayılı ilamıyla; davacı vekili askı ilan süresi içerisinde yenileme (uygulama) kadastrosuna itiraz niteliğinde dava açtığına göre uyuşmazlığın Siirt Kadastro Mahkemesinde görülüp her iki taşınmaza ait uygulama tutanak asılları getirtilerek işin esasına yönelik inceleme yapılması, uyuşmazlığın uygulama kadastrosuna itiraza yönelik olmayıp mülkiyete ilişkin olduğunun belirlenmesi halinde görevsizlik kararı verilerek dosyanın asliye hukuk mahkemesine, uygulama tutanaklarının ise olağan usullere göre kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesi;
uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde ise tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiği açıklanarak "Siirt Kadastro Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine" karar verilmiştir.
Bundan sonra; dava Siirt Kadastro Mahkemesinin 2017/4 Esasına kaydedilmiş, 2017/56 Karar numarası ile tekrar mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, bu karar da temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/355 Esasında devam edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373/4. maddesi; "Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.", Geçici 3/2. maddesi ise; "Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan kanun maddelerinin düzenleniş amacı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır. Diğer bir anlatımla, Yargıtay'ın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi amaçlanmıştır.
Somut olayda, mahkemenin görevi Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından merci tayini yoluyla belirlenmiş, Yargıtay dosyadan elini çekmiş, bu aşamadan sonra görevli Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından esasa ilişkin yeni bir karar verilmiş olup aleyhine kanun yoluna başvurulan karar Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesinin bu kararı olduğundan ve Yargıtay'ın bu karar üzerinde bir denetimi ve bozma kararı bulunmadığından, son karar tarihi ve 6100 sayılı Kanun'un 373/4. maddesi karşısında başvurulması gereken kanun yolu istinaftır. Buna göre incelemenin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılması gerektiğinden dosyanın kanun yolu incelemesi yapılabilmesi için ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4327, K. 2025/3480, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama