KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/5068 E., 2024/5126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Mardin ili Artuklu ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3366 parsel sayılı 17.053,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Mardin ili Artuklu ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3366 parsel sayılı taşınmazın imar - ihya edilmediği gibi davalı taraf yararına iktisap koşullarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek müvekkili lehine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "keşif mahallinde alınan beyanlardan taşınmazın 25 yıldır kullanılmadığı, öte yandan keşif sonrası alınan bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmazın uzun süredir kullanılmadığının belirtildiği, tüm bu hususlarla birlikte ham toprak olarak itirazsız Hazine lehine kesinleşen komşu 3361 parsel ile de çekişmeli taşınmaz arasında ayırıcı bir unsur bulunmadığı gibi aksine mezkur parsel ile bütünlük oluşturduğunun gözlemlendiği belirtilerek davalı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma ilamı içeriğine uygun şekilde davalı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5068, K. 2024/5126, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama