KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/5506 E., 2024/6759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/387 E., 2021/1071 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ermenek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/262 E., 2018/128 K.
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine temsilcisinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, Karaman ili Ermenek ilçesi İkizçınar köyü çalışma alanında bulunan 205 ada 24 parsel sayılı 778,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ve 221 ada 14 parsel sayılı 5.941,77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı vekili; dava konusu Karaman ili Ermenek ilçesi İkizçınar köyü 205 ada 24 parsel ve 221 ada 14 parsel sayılı taşınmazların davacının murisi ...'den miras yoluyla intikal ettiğini, mirasçıların aralarında yaptıkları taksim ile davacıya isabet ettiğini, kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek kayıtların iptali ile taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın kadastro tespit tarihine kadar 20 yıldan fazla aralıksız, nizasız ve fasılasız, malik sıfatıyla davacı ve mirasbırakanlar tarafından kullanılageldiği, mahalli bilirkişiler ve davacı tanıkların beyanları ile zilyetliğinin sabit olduğu, bu kadar uzun bir süre zilyetliğin kesintisiz, aralıksız, nizasız olduğu, herhangi bir mirasçı tarafından da itiraza uğramadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu Karaman ili Ermenek ilçesi İkizçınar köyü 221 ada 14 parsel ve 205 ada 24 parsel sayılı taşınmazların tapu tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların davacı Abdullah ve Şükrüye oğlu 20.06.1930 doğumlu [TCKN] T.C. kimlik nolu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalı temsilcisince istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince, dosya içeriğine, iddia ve savunma ile toplanan delillere, kararın dayandığı hukuka uygun gerektirici nedenlere, mevcut deliller mahkemece değerlendirilerek takdir edildikten sonra karar verildiğine, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu taşınmazlar davacının murislerinden kaldığı ve yapılan taksim ile davacıya bırakıldığı ve onun tarafından yıllardır kulanıldığı yerel bilirkişi ve davacı tanıklarınca bildirildiğine,
taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olduğu ziraatçı uzman bilirkişi tarafından gerekçeli olarak açıklandığına, mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 14 ve TMK'nın 713/1 nci maddesinde belirtilen eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinin kabulü ile dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle usul ve yasaya uygun bulunmayan davalı Hazine temsilcisinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5506, K. 2024/6759, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama