KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/5632 E., 2024/1645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 1974/563 E., 1977/495 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar bir kısım mirasçılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro çalışmaları sırasında Iğdır ili Karaağaç ilçesi Çıraklı Çimen Mahallesi 143 ada 38 parsel sayılı taşınmaz 17.416 metrekare yüzölçümlü olarak 22.05.1970 tarihli ve 10 numaralı tapu kaydına dayalı olarak 07.09.1973 tarihinde Belediye adına şagilinin ... olduğu belirtilerek tespit edilmiştir. ...'ın itirazı, 15.02.1974 tarihinde Kadastro Komisyonu tarafından reddedilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; taşınmazı 25 yıldan fazla bir zamandır kullandığını belirterek imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik nedenlerine dayalı olarak adına tesciline karar verilmesi için dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmazın önceden bataklık iken 1962 yılında DSİ tarafından yapılan tahliye kanalları sayesinde taban suyunun çekilmesinden sonra davacı tarafından sahiplenildiği, bu tarihten sonra tespit tarihi olan 1973 tarihine kadar kullanıldığı,
her ne kadar tanık ve mahalli bilirkişiler davacının imar ihya ederek zilyetliğini uzun yıllardır sürdürdüğünü beyan etse de çevre taşınmazlarda da aynı mahiyette davalar bulunup tanıklık eden şahısların da davalarının bulunduğu dikkate alındığında beyanlarına itibar edilemeyerek dayanak tapu kaydının Ermenilerden kalan taşınmazlardan olup zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine, tespit gibi Belediye adına tesciline karar verilmiş, ancak hüküm taraflara tebliğ edilerek kesinleştirilmemiş olduğundan davalı şerhi kaldırılmamıştır.
Kararın kesinleştirilmesi için taraflar adına çıkartılan tebligatlar sonucu hüküm, bir kısım ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın bir kısım mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5632, K. 2024/1645, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama