KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/5788 E., 2024/1922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/949 E., 2023/968 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Of Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/45 E., 2023/99 K.
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, dava konusu Trabzon ili Of ilçesi ... Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 7.039.190,61 metrekare yüzölçümlü taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, 04.08.2011 ilâ 05.09.2011 tarihleri arasında askı ilana çıkarılan tespite karşı, askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle 06.09.2011 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1947 tarihli arazi satış senedi ile davacıların murisleri tarafından haricen satın alındığını, o tarihten bu yana davacıların murisleri ile daha sonra davacıların zilyet ve tasarrufunda olduğunu, orman ile bir ilgisi olmadığı halde kadastro sırasında 101 ada 1 parsel sayılı orman parseli içinde bırakıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile davacılar tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Hazine vekili ile Orman İdaresi vekili cevap dilekçelerinde; davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "çekişmeli taşınmaza yönelik kadastro tespitinin kesinleştiği 06.09.2011 günü ile dava tarihi olan 27.01.2022 günü arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu" gerekçesi ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "davanın, kadastro öncesi hukuki sebeplere dayalı olarak açıldığı, dava tarihi itibariyle Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, pandemi sebebiyle duran sürelerin sonucu değiştirmediği ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5788, K. 2024/1922, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama