KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/6134 E., 2025/6949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1838 E., 2023/787 K.
- İlk derece mahkemesi
- (Kapatılan) Kandıra Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/36 E., 2022/12 K.
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 02... parsel sayılı 263,92 m² yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi vasfıyla ... adına tespit edilmiş iken, itiraz üzerine komisyon kararıyla ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılacak taşınmazlardan olmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olduğunu, davalı yarına zilyetlik koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle davanın reddine, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağındaki gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, zilyetlik şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanun'a uygun olduğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olduğunu, davalı lehine zilyetlikle edinme koşulları oluşmadığından bahisle kadatsro tespitinin iptalini talep etmiştir. Dava konusu taşınmaz, 25.03.1988 tarihinde yapılan arazi kadastrosu çalışmalarında orman olarak tescil hairici bırakılmıştır.
Daha sonra taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan Orman Kadastro çalışmaları yapılmış ve 15.09.1993 tarihinde kesinleşmiştir. Bu tarihten kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme süresi dolmuştur.
14.03.2022 tarihli jeodezi bilirkişi raporunda ve 18.03.2022 tarihli ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın 40-45 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığı, üzerinde kısmen 15 yaşlı fındık ağaçlarının olduğunu, 1984-1999 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın açıklık alan olduğu ve tarımsal faaliyet yapıldığı ve bu durumun 2021 yılı uydu fotoğrafında da devam ettiği bildirilmiştir.
Davacı Hazinenin davasının 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesine dayalı kadastro tespitine itiraz davası olması ve 14.10.2021 tarihli kadastro tutanağı incelendiğinde de davacı Hazine tarafından Orman Kadastrosuna itiraz davası açılmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesinin 15.09.1993 tarihinde kesinleşen Orman Kadastro çalışmasına dayanılarak karar verilmesi doğru görülmüştür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/6134, K. 2025/6949, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama