İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/622 K.2025/2942

vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmek suretiye davanın reddine

Esas2023/622Karar2025/2942Tarih14 Nisan 2025Okuma7 dk · 1.344 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/622 E., 2025/2942 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Nisan 2025
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1190 E., 2022/1018 K.
Karar
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi, davalı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.344 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmek suretiye davanın reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ

... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; davacıların ... ili ... ilçesi ... köyü sakinleri olduğunu, davacıların yaklaşık 80 yıldır kullandığı araziye, 16.09.2010 tarihinde 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında mera komisyonunca tespite gelindiğini, teknik ekiplerce yapılan çalışmaların sonucunun Mera Kanunu'nun 13 üncü maddesi gereğince 30 gün süreyle köyde ilan edilmesi gerekirken, askı ilanın gerçekleşmediğini,

kadastro ekiplerince yapılan incelemede 13.01.2014 tarihinde kadastro tespiti yapıldıktan sonra 17.03.2014 tarihinde arazinin mera olduğunun kesinleştiğini ve ... köyü 126 ada 1 parsel no.lu taşınmazın tapuda özel sicile mera olarak kaydedildiğini, bu işlemin iptali için yasal süresi içinde dava açtıklarını, mera komisyonunun arazinin mera olarak kaydedilmesinde ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.09.1934 tarihli ve 42 no.lu kararının 08.03.1938 tarihli temyiz ilamının dayanak gösterildiğini, ancak temyiz ilamının ... köyü (Eski adıyla ... köyü) ile ... köyü (eski adıyla ... köyü) arasındaki dava olduğunu, bu davada ... köyünün kendi köylerine ait mera olmaması nedeniyle ... köyünde bulunan 300 dönüm meranın kendilerine tahsis edilmesini istediklerini, 126 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise 140 dönüm 1379 metrekarelik bir alan olduğunu, temyiz ilamında 300 dönümün hangi ada parsele ilişkin olduğuna dair bir bilgi olmadığını, mera komisyonunun bu karara dayanarak mera kanaatine varmasının haksız olduğunu,

tapuda özel sicile kaydedilen 126 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera sınırlandırılmasının kaldırılarak tapuya kayıtlı olmayan arazi üzerinde davacılar lehine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 inci maddesi gereğince kazandırıcı zamanaşımı şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmaz üzerindeki numaralarla ölçü krokisinde belirtilmiş şekliyle her bir davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2017/151 Esas, 2019/325 Karar sayılı ilk kararıyla, "... dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü sınırlarında bulunan taşınmazların bulunduğu alanın 17.03.2014 tarihinde mera olduğunun kesinleştiği, uzman orman bilirkişisi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak, çekişmeli taşınmazın tamamının devletleştirilen ormanlardan olmadığı, eskiden beri ziraat arazisi olduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu, kadim mera vasfının olmadığı,

mahalli bilirkişiler ve tanıkların beyanı doğrultusunda davacıların taşınmazı 20 yıldan fazla süreyle ekip biçtikleri, zirai faaliyette bulundukları ve davacılar adına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili tarafından, "kazandırıcı zamanaşımı yoluyla zilyetlik koşullarının oluşmadığı, ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.09.1934 tarihli 42 no.lu karar örneği ve bu kararı onayan temyiz Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 1990/447 sayılı kararında bu yerin ... yaylası olarak gösterilen yayla olduğunun hüküm altına alındığı, bu karara istinaden ve mera teknik ekibince 16.09.2010 tarihinde mahallinde köy muhtarının da imzaladığı tespit tutanağı ile bu yerin mera olduğuna dair tutanak tutulduğu, mera vasıflı yerlerde imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı hükümlerinin uygulanamayacağı, hükme dayanak yapılan 16.10.2018 tarihli ilk ziraat bilirkişi raporunda dava konusu yerlerin tarım arazisi olmadığı, mera vasfında olduğunun belirtildiği,

20.03.2019 havale tarihli ek raporda ise tarım arazilerinin kısıtlı olması nedeniyle mera vasfının değişebileceği gibi bir ifade ile ilk raporun aksine rapor verdiği mera vasfının değişmesi gerektiğine karar verebilmek için köydeki hayvan sayısı, köyün ot kapasitesi, çevre köylerdeki meralar gibi çok kapsamlı bir araştırma gerektiği" iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/1095 Esas, 2021/101 Karar sayılı kararıyla;

"... çekişmeli taşınmaza komşu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının edinme sebebinde 1965 yılına ait memleket haritalarından istifade edildiği belirtilmesine rağmen, daha yeni tarihli 1978 tarihli memleket haritası uygulanarak hazırlanan ve çekişmeli taşınmazın niteliğini belirlemeye yeterli olmayan orman bilirkişi raporuyla yetinilmiş olduğu, zilyetliğin tespiti ve sürdürülüşü bakımından esaslı delil niteliğindeki hava fotoğraflarından 2006 tarihli hava fotoğrafının değerlendirilmediği,

hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda incelenen hava fotoğraflarında çekişmeli taşınmazın niteliği, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihini ayrı ayrı belirtir rapor alınmadığı ve tek ziraatçi bilirkişinin hüküm vermeye elverişli bulunmayan raporu ile keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların uyuşmazlığı çözmekten uzak, soyut ve bütün taşınmazlar hakkında ortak alınan beyanlara dayanılarak karar verildiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde 03.02.2022 tarihli ve 2021/51 Esas, 2022/35 Karar sayılı kararla; "... mahallinde icra edilen keşif sonrasında alınan bilirkişi raporları, hava fotoğraflarının incelenmesi, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile dava konusu taşınmazın kadastro tespiti öncesinde ve hava fotoğrafları ile tespit edilen en erken 1955 yılı itibarıyla tarım arazisi olarak kullanıldığı, mera vasfında olmadığı, orman sayılan yerlerden olmadığı, orman içi açıklık olmadığı, özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte olduğu,

tarım arazisi olarak sınırları doğal (taşlık, yükselti, ağaçlık, çalılık vs.) olarak birbirinden ayrılmış şekilde kullanıldığı, kadastro tutanağında da tespit edildiği üzere davacılar ve dava dışı kişiler tarafından kullanıldığı, davacılar tarafından zilyetlikten kazanım sağlanan taşınmazlar ...

Tapu Müdürlüğünün 08.03.2021 tarihli yazı cevabında bildirilmiş olup aynı çalışma alanında sulu toprakta 40 dönüm kuru toprakta 100 dönüm olarak belirlenen sınırın aşılmadığı, dava tarihi itibarıyla zilyetliğe ara verilmeden tarım arazisi olarak kullanıldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyün mera ihtiyacı bulunduğu ...

İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 26.10.2021 tarihli yazısı ile bildirilmişse de köyün mera ihtiyacının olmasının dava konusu taşınmazın mera vasfına sahip olduğu anlamına gelmeyeceği ..." gerekçesiyle davanın kabulüne hüküm yerinde gösterilen taşınmazların adları geçen davacılar adına tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili tarafından, "eksik inceleme ile karar verildiği" iddiasıyla ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından ise, "davalının istinaf talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu,

istinaf talebinin reddi gerektiği, vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesi gerektiği" iddiasıyla istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince; "... orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman olmadığı belirtilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın hava fotoğraflarına göre de dört bir tarafının kesinleşmiş 101 ada 1 orman parseli ile çevrili olduğu, bu haliyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2 nci madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu,

orman içi açıklık konumunda olan taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı, orman içinde mera vasfında taşınmaz bulunabilecek ise de orman içi açıklık durumunda olan yerlerin zilyetlikten kazanılmasının hukuken mümkün olmadığı,

davacı gerçek kişilerin açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu ..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 nci maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından, "davalı Hazinenin istinaf dilekçesinde başvuru gerekçesini göstermediği, dilekçenin 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesine aykırı olduğu,

dava konusu taşınmazın 80 yıla yakın bir süredir tarım arazisi olarak kullanıldığı, mera niteliği taşımadığı, bilirkişi raporunda taşınmazın orman içi açıklık olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazın orman içi açıklık olarak değerlendirildiği, taşınmazın hiçbir zaman orman olmadığı, köy halkının çoğunluğunun davaya konu yerde taşınmazı bulunduğu, taşınmazın evveliyatının hava fotoğrafı ve bilirkişi raporuyla da tespit edilemediği, taşınmaza ilişkin vergi ödemelerinin yapıldığı" iddiasıyla temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/622, K. 2025/2942, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk Derece Mahkemesi
  4. Karar
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/622
Karar No
2025/2942
Tarih
14 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/623 K.2025/234
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/629 K.2025/6478
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/634 K.2025/6331
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/636 K.2025/7639
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/638 K.2025/236
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/638 K.2025/3122

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.