KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/6508 E., 2025/6210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/11 E., 2023/48 K.
- Karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 41... , 31, 32, 33, 34... parsel sayılı sırasıyla 39.032, 27... , 2.819, 93... , 39.703, 00... , 4.768, 18... , 19.753, 91... ve 9.912, 74... yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtlarına istinaden değişen paylarla gerçek kişiler adına tespit edilmiş, davalı Hazinenin itirazı üzerine kadastro komisyonunca yapılan inceleme sonucunda, parsellere uygulanan tapu kayıtlarının gayri sabit hudutlu olması nedeniyle miktarına uyulması gerektiği ve tapu kayıtlarının miktarının küçük, zeminde uygulandığı alanın büyük olması nedeniyle tapu kayıt miktarları hisse kabul edilmek suretiyle ilgililerine hisseleri oranında ve kalan kısımların miktar fazlası olarak Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı ... asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; dava konusu 1 41... , 31, 32, 33, 34... parsel sayılı taşınmazların, kadastro tespiti sırasında kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ... ile kendisi adına eşit bir şekilde yazılması gerekirken, sadece kendisi adına tespit edildiğini, ayrıca taşınmazlarla Hazinenin herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, Hazine adına yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazların kendisi ve kardeşleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında komisyon kararına göre ..., Hazine ve ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adlarına iştirak haline hisseli olarak tescil edildiği, sadece ... adına tespit yapılmadığı, bu nedenle ...'ın dava konusu taşınmazların kendisi ve tüm kardeşleri adına tescil edilmesine ilişkin talebinde hukuki yararının bulunmadığı, yine tespite dayanak tapu kayıtlarının sınırlarının mütegayyip kişileri okuduğu, bu nedenle gayri sabit hudutlu oldukları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş;
hükmün, davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.12.2021 tarihli ve 2021/12949 Esas, 2021/11841 Karar sayılı ilamı ile "...dava konusu taşınmazların, dayanak tapunun sınırlarında yazılı olan kaçak ve yitik kişilerden kaldığının kanıtlanamadığı ve sınırlardaki taşınmazların Hazine tarafından gerçek kişilere satılmak suretiyle gerçek kişiler adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle Mahkemece, hatalı değerlendirme sonunda ve yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığının kanıtlanamadığı, sınırlardaki taşınmazların Hazine tarafından gerçek kişilere satılmak suretiyle gerçek kişiler adına tescil edildiği gözetilerek ve kadastro tespitinde müşterek mülkiyet ilişkisi söz konusu olan taşınmazlar bakımından; dava açmayan paydaşların davalı olarak gösterilmeleri onlara ait payların dava edildiği sonucunu doğurmayacağı ve bu nedenle Hazine payından dava açmayan paydaşlara pay verilmemesi gerektiği de dikkate alınarak sonuca göre karar vermek olmalıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu parseller hakkında düzenlenen komisyon kararlarında belirtilen taşınmazların mütegayyip kişilerden kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle ve pay hesabı yönünden alınan 05.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastro çalışmalarında yapılan tahdit ve tespitlere göre Hazine payından muris ...'a isabet edecek payın hesaplandığı belirtilerek, davanın kabulü ile dava konusu 1 41... , 31, 32, 33, 34... parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon kararlarının iptaline, taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında Hazine ile davacı ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre,
İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/6508, K. 2025/6210, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama