KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/6550 E., 2024/1127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki orman sınırı dışına çıkarma ve zilyetlik şerhi verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi 157 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yörede 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan çalışmalarda 2/B madde kapsamına alınmadığını, taşınmazda önceden beri tarım yapıldığını açıklayarak taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılmasına ve zilyedinin davacı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, orman kadastro sınırları içinde kalan bir taşınmaza karşı orman sınırları dışına çıkarma istemiyle idareyi zorlayıcı dava açılamayacağı, dolayısıyla davacının, davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d. maddesine göre, (aktif) taraf ve dava ehliyetinin bulunmadığı, davada, tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olması,
hukuki yarar dava şartından daha önce aranacağından, ilk derece mahkemesince davanın, (aktif) taraf ve dava ehliyeti yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, istinaf isteğinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının (aktif) taraf ve dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/6550, K. 2024/1127, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama