KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/6555 E., 2025/4897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/126 E., 2023/595 K.
Karar Metni
1.028 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.04.2015 tarihli ve 2014/746 sayılı yazısı üzerine yapılan düzeltme işlemi sırasında, Tunceli ili ... ilçe ...
Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda ... adına kayıtlı iken Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından kamulaştırıldığı anlaşılan 834 parsel sayılı taşınmazın 2.550,00 metrekare olan yüzölçümünün 1.558,57 metrekare olarak; tapuda ... adına kayıtlı olan 2.256 parsel sayılı taşınmazın 2.408,00 metrekare olan yüzölçümünün 1.434,24 metrekare olarak ve tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı iken DSİ tarafından kamulaştırıldığı anlaşılan 2257 parsel sayılı taşınmazın 32,00 metrekare olan yüzölçümünün ise 953,72 metrekare olarak düzeltmesine karar verilmiş, son olarak 2022 yılında taşınmazlar uygulama kadastrosuna tabi tutulmuş,
yüzölçümleri ve parsel numaraları değişmiştir.
Davacı ... vekili, 834 parsel sayılı taşınmazın 1.800,00 metrekare yüzölçümündeki kısmı ile 2.256 ve 2.257 parsel sayılı taşınmazların kök parseli olan 835 parsel sayılı taşınmazın 32,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının DSİ tarafından 1997 yılında kamulaştırıldığını ve kamulaştırma bedellerinin de ödendiğini, buna karşın Kadastro Müdürlüğünün düzeltme kararı ile 1.800,00 metrekare kısmını kamulaştırdıkları 834 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün hatalı olarak 1.558,57 metrekareye düşürüldüğünü ve bu surette zarara uğradıklarını ileri sürerek düzeltme işleminin iptali istemi ile dava açmıştır.
Mahkemece ilk hükümle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 05.11.2020 tarihli ve 2020/2540 Esas, 2020/5166 Karar sayılı ilamı ile ''...Dava, 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi çerçevesinde Kadastro Müdürlüğünce yapılan düzeltme işleminin iptali istemine ilişkindir.
3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi gereğince, kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenn'i hatalar ile bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası düzeltilebilir. Düzeltme işlemi ile kadastro tespiti sırasında kesinleşen mülkiyet durumunu değiştirecek şekilde uygulama yapılamaz. Mülkiyet aktarımına neden olan hatalar için çözüm, açılacak olan tapu iptal ve tescil davasıdır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, düzeltme kararının usul ve yasaya uygunluğu ile uygulanma kabiliyeti bulunup bulunmadığını denetlemekten ibaret olup, taraflar arasındaki fiili sınıra göre düzeltme işlemi tesisi değildir. Mahkemece, dosyaya ibraz edilen fen bilirkişi raporu esas alınarak düzeltme işleminin yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazlara ait tesis kadastro haritası, ölçü krokisi, ölçü cetveli ile tesis kadastro haritasında değişiklik yapan ifraz haritası (taşınmazların kamulaştırma nedeni ile ifraz edilmeleri nedeni ile buna ilişkin haritalar), çekişmeli taşınmazlara ait hava fotoğrafları, ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilmediği gibi, taşınmazların tesis kadastrosundaki ve kamulaştırma sonucu oluşan durumları ile düzeltme sonucundaki durumlarını birarada gösterir şekilde kroki ve rapor alınmamış, ihtilafın çözümlenmesi hususunda son derece soyut ve denetime elverişsiz bilirkişi raporu ile yetinilmiştir.
Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması mümkün değildir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, keşifte uygulanması zorunlu bulunan denetime veri teşkil edecek, tesis kadastrosu haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları (özellikle taşınmazlara ilişkin kamulaştırma kararı, haritası ve kamulaştırma işlemine ilişkin diğer tüm belgeler) çekişmeli taşınmazlara ait ölçü krokisi, çizelgesi ve hava fotoğrafları, ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya ikmal edilmeli ve bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve 3. kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulunun katılımı ile yeniden keşif yapılmalı;
bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, ilk tesis kadastrosu sırasında da zeminde sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, teknik bilirkişiden düzeltme işlemine esas teşkil eden bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak düzeltme işleminin denetlemesi istenmelidir.
Teknik bilirkişi raporunda, ilk tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, düzeltme işlemi sonucu tespit edilen yeni sınırların yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilip edilmediği, düzeltme işleminde hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlar ve "düzeltme işlemi ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı ayrıntılar yer almalı;
ayrıca birincisi, ortofoto üzerinde ilk tesis kadastrosuna ait harita (ve bu haritada değişiklik yapan ifraz haritasını/kamulaştırma haritası) ile düzeltme haritasını ada bazında, ikincisi çekişmeli taşınmazlar ve komşularını kapsar bazda ve üçüncüsü ise ilk tesis kadastro haritası (ve bu haritada değişiklik yapan ifraz haritasını/kamulaştırma haritası) ile çekişmeli taşınmazların zeminini çakıştırır bazda en az üç adet harita düzenlenmesi ve düzeltme haritasında yanlışlık varsa, doğru sınırları gösterir harita tanzim edilmesi istenmeli,
bu şekilde yöntemine uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir...' gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek, yeniden yapılan yargılama neticesinde, parsellerde kamulaştırma işlemlerinin 1/5000 ölçekli K43A01C pafta üzerinden yapılmasının hatalı olduğu, Tunceli Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesinin uygulanmasına dair yönetmelik kapsamında düzeltme işleminin doğru olduğu ve yönetmeliğe uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/6555, K. 2025/4897, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama