KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/1776 E., 2025/4937 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/219 E., 2023/521 K.
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ... İdaresi vekili ve Hazine ve ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan alanlarda 3402 sayılı Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'la eklenen Ek 4. madde kapsamında kadastro çalışması yapıldığını ve kesinleştiğini, ancak müfettişler tarafından yapılan eylemli orman sahaları konulu inceleme raporunda davaya konu taşınmazın eylemli orman olduğunun tespit edildiğini belirterek İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, 102 ada 2 parselde bulunan taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıcı adının ve 2/B şerhinin terkinine, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 13.12.2021 tarihli ve 2021/9254 Esas, 12394 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında "dosyaya sunulan orman bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın içerisinde yaşları 30' dan fazla meşe ağaçlarının bulunduğu, ayrıca akçakesme ağaçlarının mevcut olduğu ve bunların %50-70 oranında kapalılığa sahip olduğu belirtildiği halde, bu ağaçların yargılama sırasında zeminden temizlenmiş olabileceği göz önünde bulundurularak dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın eylemli orman vasfında bulunan kısımlarının tespit edilerek bu bölümlerin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, uzman harita bilirkişisinin 13.06.2023 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... ilçesi ...
Mahallesi 102 ada 2 parsel sayılı bahçe niteliğindeki taşınmazın, tapunun beyanlar hanesinde "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır" şerhi ile muhtesat bilgileri haricindeki "İş bu taşınmaz, üzerindeki 1 katlı kargir bina 1997 yılından beri ... kızı ..., ... evlatları ..., ..., ..., ... kızı ...'ların fiili kullanımlarındadır" şerhinin terkinine 13.06.2023 tarihli bilirkişi raporuna ek krokide belirtilen (A) harfi ile gösterilen alanın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı ...
İdaresi vekili ve Hazine ve ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 28.12.2022 tarihli orman ve ziraat bilirkişi raporunun 2. sayfasında arazi incelemesi başlığında, keşif günü itibariyle taşınmazda çeşitli yaştaki meyve ağaçları dışında 30-35 yaşında 9 adet meşe ağacı olduğu yazılıdır. Hükme esas alınan harita bilirkişi raporunda ise zeminde orman ağacına rastlanmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bu çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir.
O halde Mahkemece taşınmaz başında tekrar keşif yapılarak zeminde orman ağacı olup olmadığı öncelikle belirlenmeli ve eğer varsa taşınmazda nereye isabet ettiği fen bilirkişisince krokide gösterilmeli, bundan ayrı olarak kullanım kadastrosunun yapıldığı tarih esas alınarak bu tarihe en yakın hava fotoğrafı ve ortofoto haritaları getirtilerek bu tarih itibariyle taşınmazın eylemli orman olan kısımları belirlenerek, buna göre karar verilmelidir.
Kabule göre de taşınmazın eylemli orman olan kısımları üzerindeki şerhlerin kaldırılarak karar verilmesi gerekirken taşınmazın tümü üzerindeki şerhlerin terkini ile karar verilmesi de isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1776, K. 2025/4937, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama