KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/2122 E., 2024/3411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1900 E., 2024/186 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Fethiye Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/21 E., 2022/77 K.
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, 108 ada 99 parsel sayılı 30.696,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan bahisle, ağaçlık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 108 ada 99 parsel sayılı taşınmazın kendi kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı olarak adının yazılmasını istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " Dava konusu taşınmazda Kadastro Kanunu' nun geçici 8 inci maddesi uyarınca tespit yapıldığı, taşınmazların tespit tutanağının edinme sebebinde yahut beyanlar hanesinde taşınmazın kullanıcıları yönünden tespit yapılmasını öngören bir amir hüküm, kanun maddesi ve düzenleme bulunmadığı, bu şekilde yapılacak bir tespitin hukuki değeri olmadığı gibi lehine şerh verilen kişiye herhangi bir hak ve menfaat sağlamadığı, taşınmazın zilyedi olduğunu iddia eden kişilerin de zilyetliğin tespiti yönünde dava açmakta aynı nedenle hukuki yararı bulunmadığı,
bu durumun yalnızca Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi uyarınca fiili kullanıcıları ve muhdesatları belirleme amacı ile yapılan kullanım kadastrosuna özgü olduğu " gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine, çekişmeli 108 ada 99 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2122, K. 2024/3411, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama