KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/2179 E., 2025/3640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- ..........Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2247 E., 2024/257 K.
- İlk derece mahkemesi
- .............. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/695 E., 2022/1059 K.
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce ilk olarak 1948 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu, yine 24.10.2013 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun kapsamında aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunduğu ve arazi kadastrosunun 1983 yılında yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyü, 341 ada 4 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının orman olduğunu, kesinleşmiş Devlet Ormanı olarak orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, Anayasa'nın 169. maddesi gereği Devlet Ormanlarının özel mülkiyete konu edilmesi ve zilyetlik hükümleri doğrultusunda kazanılmasının mümkün olmadığını açıklayarak, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek dava konusu parselin tamamının orman niteliği ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın tapu kaydı üzerinde şerh bulunması halinde bu şerhlerin tamamen terkinine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Köyünde. 1948 yılında, 3116 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre orman tahdidi yapılarak mahallinde ilan edildiği, ayrıca tutanak hülasasının 04.10.1948 tarihli ve 7024 sayılı Resmi Gazete'de de ilan edilerek kesinleştiği, dava konusu 341 ada 4 parsel sayılı taşınmazın rapora ekli OS. 3, OS. 3/1, OS. 3/2, OS. 3/3, OS. 3/4,OS. 4, OS.4/1, OS. 4/2, OS, 4/3, OS. 4/4 ve OS.
4 noktaları ile çevrili orman sınırları dışında sınırlandırılarak orman sayılmayan yerlerden olduğu, dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Kanuna göre orman sınırları dışında olduğundan 6831 sayılı Kanun'un 1744 ve 3302 sayılı Kanun değişikliklerine konu olmadığı, taşınmazın tamamının 1958 yılında 1943 fotoğraflarından yararlanılarak basımı yapılan 1/25000 ölçeli memleket hariltasında orman örtüsü olmayan açık renkli alanda kaldığı, 1943 yılında çekilmiş hava fotoğrafinın streoskop aleti ile üç boyutlu indekslenmesinde dava konusu 341 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman örtüsü bulunmayan açık renkli alanda kaldığı,
eylemli durum ve tarımsal özellikleri gözetildiğinde taşınmaz üzerinde orman bitki örtüsü ve kök kalıntıların bulunmadığı 18.12.2021 tarihli kök ve 29.08.2022 tarihli ek bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden sözü edilen parselin orman vasfında olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ...
İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, yöntemince yapılan uygulama ile aldırılan bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı anlaşıldığından davanın reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2179, K. 2025/3640, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama