KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/2682 E., 2024/7948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1609 E., 2023/1797 K.
- Dava tarihi
- 30.11.2018
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Muğla Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/15 E., 2022/89 K.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili; Muğla ili Menteşe ilçesi Düğerek Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22-a maddesi uyarınca kadastro çalışmaları yapıldığını, Hazine adına kayıtlı (eski 2184 parsel) yeni 1375 ada 43 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 2.800,00 m² iken 2779,31 m²'ye düştüğünü, ve yine (eski 2244 parsel) yeni 1375 ada 44 parsel sayılı taşınmazın, yüzölçümü 7.821,29 m² iken 7.534,20 m²'ye düşürüldüğünü, dava konusu taşınmazların yüz ölçümlerinde oluşan azalmanın davalılara ait 1375 ada 14 parsel (eski 2245) parsel sayılı taşınmazla olan sınırdan kaynaklandığını ileri sürerek; taşınmazlar arasında yapılan ortak sınır tespitinin iptali ile Hazine aleyhine yapılan sınır değişikliğinin düzeltilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ''....mahkememize sunulan 29/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...dosyada bulunan bilgi ve belgeler-keşif sırasındaki tespitlerin değerlendirilmesi sonucunda eski 2244 parsel yeni 1375 ada 44 nolu parselin tesis kadastrosu ve 22/a uygulaması sonrasındaki alansal farklılığının eski 2245 nolu parsel yeni 1375 ada 14 nolu parselin sınırındaki değişiklikten kaynaklanmadığı bu farklılığın eski 2244 yeni 1375 ada 44 nolu parsel ile eski 2184 yeni 1375 ada 43 nolu parsellerin ortak sınır köşe noktası olan dosyaya sunulan belgelerde tesis kadastrosu sayısallaştırılmaları sırasında
5832 nolu sınır noktası olarak belirtilen nokta ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a uygulaması sonrasında 1375/44 nolu nokta olarak belirlenen sınırın noktasındaki kayıklıktan kaynaklandığı tespit edilmiş olup pafta ve zemin çakıştırması yapıldığında 1375/44 nolu sınır köşe noktasının doğru olduğu sonucuna ulaşılmıştır...
Sayısallaştırma çalışmaları neticesinde, dava konusu taşınmazda kadastro ekibi tarafından yapılan düzeltme ve hesaplamaların 3402 sayılı kadastro kanununun ek 1 inci maddesi uyarınca çıkarılan kadastro haritalarının sayısallaştırılması hakkında yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun olduğu tespit ve kanaatine varılmış olup yapılan uygulamanın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi, Yönetmelik ve Genelge hükümlerine uygun olduğu...'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2682, K. 2024/7948, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama