İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2773 K.2025/6965

Taraflar arasında kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz…

Esas2024/2773Karar2025/6965Tarih25 Kasım 2025Okuma8 dk · 1.522 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/2773 E., 2025/6965 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Kasım 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2023/73 E., 2024/131 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.522 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... ili ... ilçesi ...

Mahallesinde 1942 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1976 yılında Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'la (1744 sayılı Kanun) değişik 2. madde uygulama çalışması,

1988 yılında yapılarak 15.06.1989 tarihinde ilân edilen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı 31.8.1956 tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulaması, 2019 yılında yapılarak 22.03.2019 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Orman Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (4999 sayılı Kanun) değişik 9. maddesi kapsamında düzeltme çalışması bulunduğu anlaşılmıştır.

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde ilk orman tahdidinin 3116 sayılı Kanun'a göre yapılarak 1942 yılında kesinleştiğini, 6831 sayılı Kanun'a göre orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun'la değişik 2. madde uygulaması ve aplikasyon işlemlerinin yapıldığını, tüm çalışmalar sonucunda eski 972 parsel, yeni 281 12... parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi içinde kaldığını belirterek, taşımazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2018/461 Esas, 2020/198 Karar sayılı kararıyla; 6831 sayıla Kanun'un 4999 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesi kapsamında düzeltme çalışmaları sonucu taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dairemizin 14.09.2022 tarihli ve 2022/1965 Esas, 2022/7027 Karar sayılı ilamıyla. "1942 yılında yapılan tahdidin iptaline dair olan hakem kararının dava konusu taşınmazı etkileyip etkilemediğinin değerlendirilmediği, bu doğrultuda yapılan orman kadastro çalışmalarının hukuken irdelenmediği, orman sınırının belirlenmesinde hükme esas alınan 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmalara ilişkin evrakların dosya arasına alınmadığı,

İlk Derece Mahkemesince, 1942 yılında yapılan orman tahdidine ve sonraki aplikasyon ile 2. madde uygulamalarına (birden fazla uygulama varsa tamamına) ve 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmalara ilişkin tüm işe başlama, çalışma,

işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit haritası ilgili yerlerden getirtilip halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre,

orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır oktası bulunup röperlenmesi,

anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek en az 6-7 adet orman tahdit sınır noktalarını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu 1/100 00... /5000 ölçekli genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa bunların tümünün harita üzerinde gösterilerek, taşınmazın konumunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi,

ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi, 1942 yılında yapılan tahdidin iptaline dair olan hakem kararının yalnız ...

Vakfına ait tapulu taşınmazları ilgilendirdiği ve diğer taşınmazlar yönünden 1942 yılı orman kadastrosunun hukuki geçerliliğini koruduğu da gözetilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 1942 yılında yapılan orman tahdidine ve sonraki aplikasyon ile 2. madde uygulamalarına ve 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmalara ilişkin tüm işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit haritasının ilgili yerlerden getirtildiği, bir orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulan bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapıldığı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurulduğu, bilirkişilerden alınan 01.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu 281 12... parsel numaralı taşınmazın 1942 yılında yapılmış olan orman

tahdidinde orman sınırları içerisinde kalmakta olduğu, ancak iptal edilerek

1976 yılında 7 numaralı komisyon tarafından yapılmış olan orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. madde uygulaması çalışmalarında dava konusu

taşınmazın kısmen orman sınırları dışarısında, (A) ile gösterilen kısmıyla da orman sayılan yeşil boyalı alan içerisinde kaldığı, 1988 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulaması

çalışmalarında değişiklik olmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 22-a maddesi uygulamaları sonucunda oluşan parsel sınırlarına göre dava konusu taşınmazın

A=1.158,91 m² yüzölçümlü kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı, 33 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2019 yılında yapılıp ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesi kapsamında düzeltme çalışmaları

sonucunda dava konusu parsel tamamen orman sınırları dışında, tarım arazileri

sayılan sarı renkli kısımda kaldığı, ... ilçesi ... Mahallesinde orman kadastro ve 2/B uygulama

yönetmeliğinin 30. maddesi uygulama çalışması 9 numaralı komisyon tarafından

yapıldığı, 15.03.2021 tarihinde ilan edildiği ve 30 günlük süre sonrasında kesinleştiği, davalı parselin 4999 sayılı Kanun uygulamasında olduğu gibi tamamen orman sınırları

dışında sarı alanda orman sayılmayan yerde kaldığı, 30. madde uygulamasında komşu 10, 12... parsellerin PXLI pembe renkle

boyanmış 2/B Hazine parseli olarak tespit gördüğü,

dava konusu taşınmazın tamamının 1962 baskılı memleket haritasında orman alanı içerisinde, 19 83... yılı baskılı memleket haritalarında açıklık alanda kaldığı, yürürlükte bulunan 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun'la değişik 9.maddesi

kapsamında düzeltme çalışmaları ile oluşan ve yönetmeliğin 30. maddesinin uygulanmasında

son duruma göre dava konusu 281 12... parsel numaralı taşınmazın tamamının kesinleşmiş

orman sınırları dışarısında ve orman sayılmayan sarı renkli boyalı alan içerisinde kaldığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu alanın orman olduğunu, ilk orman kadastrosunun 1942 yılında yapıldığını, ... İdaresinin Muratpaşa Vakfına ait tapulu taşımazları yönünden tahdidin iptal edildiğini, diğer taşınmazlar yönünden iptal edilmediğini, arazi kadastro ekibince ikinci kadastronun yapılarak yolsuz olarak tescil edildiğini, baştan itibaren yolsuz tescilin malikine mülkiyet hakkı tanımayacağını, taşınmazın 1942 yılı orman tahdidinde orman sınırları içinde kaldığını, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede. 1942 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre yapılarak kesinleşen orman kadastrosu çalışması bulunduğu, ...

İdaresinin Muratpaşa Vakfına ait tapu kaydına dayanarak 1942 tahdidine itiraz etmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarihli ve 208 sayılı iptal kararının sadece vakfın tapulu taşınmazlarına ilişkin olduğu, bu itibarla vakıf tapusu kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden tahdidin kesinleştiği ve geçerliliğini sürdürdüğü,

1976 yılında orman kadastro komisyonunca “Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının 19.12.1947 tarihli ve 208 numaralı hakem kararı gereğince eski tahdit hattı iptal edilen Devlet ormanının tekrar kadastrosu yapılmak üzere” nitelendirilmesiyle 03.06.1976 tarihli işe başlama tutanağı ile orman kadastrosuna başlanıldığı, bu çalışma kapsamında 1942 yılında yapılan orman tahdidinin tamamen iptal edildiği kabul edildiğinden, önce dava konusu taşınmazın kısmen orman olarak sınırlandırıldığı,

daha sonra 1988 yılında yapılarak 15.06.1989 tarihinde ilân edilen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulamasına konu edilmediği, 2019 yılında yapılarak 22.03.2019 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesi kapsamında düzeltme çalışmasında taşınmazın tamamının kesinleşmiş

orman sınırları dışarısında ve orman sayılmayan alanda bırakıldığı anlaşılmakta olup, 1942 yılından beri orman sınırları içinde olan dava konusu taşınmazın 1744 sayılı Kanun'la değişik 6831 sayılı Kanun'un 2. madde ve 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine konu olmadığı,

her ne kadar 2019 yılında yapılarak 22.03.2019 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesi kapsamında düzeltme çalışması ile dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi dışında bırakıldığı belirtilmişse de 1942 yılında yapılan tahdidin iptaline dair olan hakem kararının yalnız Muratpaşa Vakfına ait tapulu taşınmazı ilgilendirdiği ve diğer taşınmazlar yönünden 1942 yılı orman kadastrosunun hukuki geçerliliğini koruduğu, dava konusu taşınmazın Muratpaşa Vakfına ait tapulu taşınmaz olmadığı,

dolayısıyla 7 numaralı komisyon tarafından 1976 yılında yapılan tahdit çalışmasına ve 2019 yılında yapılarak 22.03.2019 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesi kapsamında düzeltme çalışmasına değer verilemeyeceği ve dava konusu taşınmazların hâlen 1942 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları içinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,

bu durumda, dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içinde bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2773, K. 2025/6965, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2773
Karar No
2025/6965
Tarih
25 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2777 K.2025/3987
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2778 K.2025/8368
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2786 K.2025/8385
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2788 K.2025/3986
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2791 K.2025/8044
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2792 K.2025/6977

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.