KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/286 E., 2024/5848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2002/83 E., 2006/2 K.
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, 16.10.2023 tarihli ek kararla tavzih talebinin reddine karar verilmiş olup, ek kararın davalılardan ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü, 102 ada 2 parsel sayılı 1.515,00 m2 alanlı taşınmaz, Kasım 1951/134 numaralı tapu kaydı ile fındıklık olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı ... taşınmazın orman sayılan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacı ... tarafından temyizi üzerine hüküm Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 08.11.2207 tarihli, 2007/11968-14000 sayılı ilam ile onanmış, karar kesinleşmiştir.
Davalı ... mirasçısı ... 09.05.2023 tarihli dilekçesi ile Mahkemece hüküm fıkrasında mirasçı paylarının yanlış hesaplandığını ileri sürerek hükmün tavzihini istemiş, Mahkemece 16.10.2023 tarihli ek karar ile hükmün tavzih yoluyla istenilen şekilde değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiş, davalı ... mirasçısı ... temyize gelmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi uyarınca tavzihin hükmün icrası tamamlanıncaya kadar istenebileceğine ve kararın infazının tamamlandığının anlaşılmasına göre.
6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen 16.10.2023 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/286, K. 2024/5848, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama